10 Şubat 2017 Cuma

Gecenin Gündüze Selamı Var

Gece yaşayan ve gündüzü unutan nice canlar var . Halbu ki bu canların gündüzü görüpte tekrar gözlerini kapatıp geceye dönmeleri pek te zor değildir .Gece uykusunu kaçan canlar hangi ruh ile dolanır o sıkıntıyı yaşar o candan başka kimse bilemez .Gündüzün geceye selamını anlatmak istiyorum .,
   Siz gecenin gündüze aşık olduğunu bilirmisiniz ,gündüzün de geceye . Siz sadece ayın ve güneşin dönmesinden ibaret sanıyorsunuz . Hal bu ki gündüz yorgunluğun gecede dinlenmenin anıdır . Gece uyanıksanız dinlersiniz , çünkü bir bağırsanız sizi herkes duyar . Çünkü Dünya sesizliğe bürünmüştür . Her canlı susmuş ses çıkarmamaktadır . Gündüz her canlı konuşur sesler o kadar birbirine karışıktır kimse kimseyi duymaz . AMA gece  seslendiğinizde sizi duyacaklardır . Gece sadece muhabbet zamanıdır , Kiminle muhabbet edecek can . Bazen kendi benliğinizle bazen de yar bazen de gecenin ve gündüzün sahibi ile .
Gündüz Dünya telaşı ile kendinizi bile hatırlamazsınız , Dünya telaşı ile sağır olur gidersiniz , gece öylemi , gece başkadır , bazen gözleriniz bile kapalı olsa kendi dünyanızda kendi rüyanızda sabaha dek koşturur ama sabah olunca bir kelimelik bile geceden hatıra kalmaz size . Ama dinlenmiş bir şekilde gözlerinizi ışıkla beraber açar güneşle canlılık kazanırsınız .
 Gecede neler yok , dünyanın diğer yanında gündüz ken benim dünyam karanlıktayken , vakitlerimiz farklı , düşlerimiz farklı .Ama insan oluşumuz , hayallerimiz ,sevmelerimiz ,isteklerimiz,duygularımız örtüşmekte . Gece ve gündüz birbirini tamamlıyor tıpkı insanın kendi yarısını araması gibi birbiri ardınca zaman geçiriyorlar .
 Gece bir başkadır , hele uykusu kaçana ve derdi olana bir başka ıstırap ya da başka bir boyutu vardır, Yalnızsınız ve kendinizlesiniz ..Diler bir seccade yere serer gerçek bir muhabbete tanık olursunuz gerek derdinizin geceye anlatırsınız . Gece sesiz mi sesizdir lakin ruhların , gezdiği bu zaman da boyut bambaşkadır . Kör olmuş ruhlarla karanlıklarda kalan aydınlık arayan sesiz çığlıklar atan ruhların gezinmesidir . Gündüz olunca bir karabasan sayıp unutanız ,,, filim her gece makaraya takılmış ta ki sizi bu tekrardan kurtarana dek melankoli şeklinden alıp güneşi doğurtana dek hayat devam edecektir .

26 Ocak 2017 Perşembe

Bahçenin yaramazları ve dünya

Biliyorum ki herkes de derin bir sessizlik var!
Herkes güncel zorlu hayatını yaşıyor,
Herkes kendi sıkıntısını biliyor,
Dün mutfağımın penceresinden ,
Kedilerin penceremi ve bahçemin dört bir yanında saklanmış en ufak hareketimi
, beklediklerini gördüm.
Benim onlara atacağım bir lokmayı kapma peşindeler.
Biliyorlar ki ben onlara illa bir şey vereceğim,
Ve ben de dedim ki kendi kendime ,
Bir kedi kadar Allah a tevekkül etmiyoruz,
Dünyaya bakıyorum kendi penceremden,
Bu nasıl bir dünya, iyice bakıyorum ki
Bahçenin her karesinde bir savaş ,bir inilti bir feryat var,
Biliyorum bu bahçenin de büyük kedileri var,
Zayıf olanlara asla yemek bırakmıyor,onları dövüyor ve kovuyor gitmezse ölesiye kavga ediyorlar.
Her kes kendi dünyasında ,bahçesinin dışına neylen bakıyor,tv ,internnet ,gazete radyo mu?
Türkiye ye 2001 ' de geldiğimde bahçe harap otlar içinde,
Ayağımı attığımda, beş taksicinin neredeyse müşteri için cinayet işleyecek şekilde kavga ettiklerini görerek bastım toprağa.
Geride bıraktığım adam (KKTC) 'de tam tersi imar var ama insanlar korku içinde
Aç mı kaldılar açıktamı kaldılar,paylaşamıyorlar ,senn bennn davası güdüyorlar..
Peki burası 15 senede burası da her şekliyle değişti!
Gözümün önün de lağım kokan dereler çöp olan sahiller ,alt yapısı taşan kanalizasyonlar ,harıl harıl yapılıyor,parklar bahçeler,tesisler,ağaçlar,büyü
k plaza alışveriş merkezleri,iş yerleri ,oteller,inşaat herşey fazlası ile gelişti,bu arada okuyan gençler kaç kere mezun oldu bu arada 3 veya dört kez üniversite benzeri yerlerden mezun oluyor,
Kaçı çifçi kaçı dülger kaçı kaynakçı,kaçı sütçü kaçı ,ormancı olmayı hayal ediyor sizce,
Gördüğüm o kadar öğenci vardı ki,hepsi devlet memuru olup maaş alma peşinde,rahat bir mevkide eller nasırlaşmadan eller krem, tenler parfüm kokuyor,kaçta kaçı ter kokusuyla çalışıyor sizce!
O gençlik köylüyü beğenmez,o gençlik hayvan bilmez,o gençlik toprağı bilmez,o anlı öpülesi ana babaların terini bilmez,çünkü onlar biz dersten bunaldık bunaldık deyip ağlaşıyor,anneler babalar biz çektik onlar çekmesin diye her şeyi önlerine serdiler,parmaklar ha bire tuşlarda internet te ahkam kesiyor,PEKİ DÜNYA YANARKEN BU KADAR ORTAMI KAYNATIP DURAN SİNSİ planlarıyla aramıza nifak sokmaya çalışan,bizi bize kırmaya çalışanlar,suriye ye benzetip savaşa sokmaya çalışanlar,birde sevdiğimiz büyükleri birbirine sokup içimizdeki güveni yerle bir edenler,başkaların hakkını yiyenler,yada normal bir insan yada müslüman olan bizler,devletin zorla aldığı vergi haricinde devletine ,milletine,dünyaya nasıl bir katkısı var,istisnaları araya katmıyorum,bizler ne yaptık yoldan geçerken çöpü bile yerden almayız,neden alacak ki çöpçü var ,o alsın boşuna para kazanmasın vijdanı var,insanlar kavga ediyor tenezzül edip yardım eden yok,belkide paylaşım ve haber için onu kameraya çekip internete atma ,o kadar yoksa adamlar ölmüş heçç umrunda değil.
Birileri sen bucusun ben bucuyum diyor,bizden olmayan ölsün yaşamasın hakketmesin,hırsızdır,dolandırıcıdır,iftira ,iftira
Teknoloji çok gelişti ,kullanmayı bilen için her şey basit,şimdi internetten insanlara haber sunuyorlar ,dünya küçük bu internet ülkesinde,
Her şekle girer baban sandığın insanla konuştuğunu sandığında karşındaki bir poğramdır ses baba ama gerisi o değil.
İnsan soruyor düşünüyor,kim haklı kim haksız!
Ekmeği kapan mı aç kalan mı ,yoksa bir kutuda ölen mi,yoksa bir karanlık köşede seni oynatan zihniyet mi.
Geçenlerde bir tv de bir ülkede sömürge ülkesi,sömürülen insanların başkaların yardım diye gönderdiği elbiseleri pazarda satıp o elbiselerle hayatlarını devam eden bir bardak yağ bile evlerine girmezken ,gece gündüz bu ülkeler için çalışan derisi kara insanlar bir yükü taşımak için sabah yola bisikletle çıkıp akşamda o koca yükü geri taşıdığını gördük,
burada savaş yok ,olsa o sömürenler onları cezalandırıyor,onlar tiryonları kazanırken onlar boğazlarına unu buladıkları su ile karın doyuruyor,ekmek 2 dolar ve sizce aylık kazanç nedir orda tahmin edin,100 doları geçmiyor..
Bu insanlık her şeyi elde etme peşinde,
Kolayı istiyor,canı yanmasın ,yanındaki kötülük bin yaşasın,bir şeylerin idolü var kafada,
unutuyorlar ki hiçbir hiçbir insan kalıcı değildir,dinler haricinde geride pek bir şey kalmıyor,dinlerinde çoğu zamanla insanların kendi istekleriyle doldurdular.Çocuğumuza gelecek bırakmak için çalışıyoruz güya,savaşırsan çalışmazsan ,hazıra konarsan ne elde edeceksin ki ..
Bir insana doğruyu göstermek için ona yanlış bu doğru bu dersin,ama senin doğrun başkası için yanlıştır,yanlışın da doğrudur .
Paylaşımcı olan ülkelerin insanları mutlu mesuttur,reppp bana hep bana diyenler se mutsuzdur.
Biz ahirete inanan insanız,
her insan ektiğini hem dünyada hem ahirette biçecek,unutmayın bazan cennet gibi görünen şeylerin sizin cehneminiz olabilir.Dilinize hakim olun, her gördüğünüz her duyduğunuza değil ,unutmayın ki,yangın varsa ya dumanını görürsünüz yada ateşini.
3 günlük sandığımız dünyanın da çok kısa olduğunu unutmayın,herkesi yaradan dan ötürü sevin,düşenin halinden memnun olmayın,o onun imtihanıdır,sizinde onun elinden tutmamanız imtihanızdır,bana ne demeyin,bir gün o bana ne sizi yakabilir,sıkıntı ve mihnet içinde olanları üzmeyin onun çektiğini bilemezsiniz,hor görmeyin,yiğitseniz,doğru iseniz,yardım edin paylaşın,sitem etmeyin,arkadan konuşmayın ,yorum yapacağım diye kul hakkına girmeyin,sen güzelsin diye ben çirkinim diye beni ezme! beni Yaradan seni imtihan ediyordur.Ben çok bilgili bir insan değilim ,nede öyle hayatı yaşayan,yada çoook arkadaşı olan,sesiz sedasız kendi düyasında yaşayan ama gözleri ile gördüğü kulaklarıyla duyduklarından yorulan yorgun bir bedeviyim . Her taraf çöl ,susuz insansız tabiatsız,nankör bir dünyayı geçmeye çalışan
ama ona rağmen şu bahçenin kedileri ile dertlenen onları pıştlayan kavgalarını ayırmaya çalışan ,unutmayın bir gün sizde unutulacaksınız,okadar çalıştığınız alın terlerinizi sizin yerinize başkaları harcayacak ve benim diyecek,bir gün havamız sönecek 3 ,4 metrelik bezlen ,hatırlanmayacak ve arkamız dan dua bile etmeyecekler,
çünkü ölen ölmüştür önümüze bakalım diyecekler,ne ekersiniz dostlar onu biçeceğiz.
Yüzünüzden tebessüm eksilmesin ki karşınızdaki ne vereceğiniz tek şey belkide o dur. Yanlız Bedevi


Niye kendimizle barışık değiliz .

                           Bir insan kendini neden sevmez diye düşündüm , düşünmeme sebepte bağımlı insanların hal ve hareketlerinin nedeni bu olsa gerek . Bu insanlar hayatı kendi gözlerinde farklı görürler , hayatın bir yerinde şiddet görmüş ve bu şiddet artınca araya da ilgisizlik ve cahillik girince bu hal o acı gerçekleri kendince unutacağı ilgi alanlarına yönelmesine neden olmakta . İçki , uyuşturucu ve berbat bir hayat. Kısa yoldan zengin olma ve kendini göstermek için yapılan harcamalar hep boşa gidiyor . İnsan öyle bir varlık ki zorda olunca sıkıntısını derdini , hüznünü ,neşesini paylaşmak ister ama ya bir dini inancı olmalı yada çok sağlam dostları olmalı . Malesef böyle hayatı seçenleri çevresi böyle dostluklara yer vermez , hepsi çıkar menfaat peşindedir . Dini inanca bağlanmalı ve Rabbin"den yardım beklemeli . Bizlere de düşen bu insanlara gerçek yardım etmeli , onların elinden tutmalı , dışlamamlı .
​İnsanlar karşısında ki sorunu nasıl çözecegini bilemediğinden yardıma dahi korkuyor . İnsanlar sorunlu insanlardan yada muhtaç insanlara yardımdan kaçınıyor . Bana ne diyor . Halbuki o bana ne bir gün ona silah gibi geri tepecektir . Sorunlu insan bir gün onu canını acıtacaktır .Karşımızdakine merhamet etmediğimizden , bize de merhamet edilmeyecek , gün geldiğinde . Karşımızd ki insanlara ve kendimize doğru olacakken , kendi doğrularımızı menfatlerimizle değiştiriyoruz ve bu bu bizim doğrumuz oluyor .
Sizin ne düşündüğünüz daha önemli çünkü karşınızdaki de kim oluyor ki . Kibir ve gurur , kendimizi üstün görmemiz yanlış yolun en büyük düşmanı . Halbuki saygı ve sevgi ön planda olacakken , kendinden önce sırf Yaradandan ötürü karşımızdakini düşünecekken , o üstün ''ben , ben '' çıkar karşımıza koca bencillik .
Adamlar ölsün , bana ne , çalışsın, bana ne bende çalışıyorum, bana ne , biz eşşekmiyiz, hadi canım, benden ne eksiği var ,,,Acıma ve merhamet duygumuzu egomuz sayesinde sıfırlıyoruz ..
kapak

Şekilci insanlar yürür dünyada

Şekilci bir dünyada yaşıyoruz. Kendi şekline uymayanları etrafımızda istemiyoruz yada yok sayıyoruz . Uydurabilsek kendi şeklimize sokacagız .Her kişinin kendi aile ve dünya görüşü vardır , bunun yanında toplumun ona kattığı yargılar ve öğretiler de vardır .
Araştırmayı sevmeyen bir toplum olduk , biri bir şey söyler onun peşine kırk kişi düşer . Araştırmayı sevmediğimiz gibi , o yargı kendi yargısı gibi de savunur . Karşımızdakini de öyle eleştiririz . Hakkı varmıdır ? karşısındakini yargılamaya . Düz değilsin düz ol . Düz senin için nasıl bir düz dür , belki o çembere düüz diyor ama senin düz dediğin onun için de çemberdir . Farklı görüş farklı inanış var diye adamı sevmeyecekmiyiz .
Kendi düşünceni bile bile senin yanında seni rencide etmeyi de başarı zanneddiyor .Zannetmesi kendisi açısından onu mutlu etsede sizi üzebilir . Ya sabır çekip her zaman ki gibi Polyannacılık yapamayı bilecek . Siyahında bir renk olduğunu her yerde var olduğunu kabul edeceksiniz .Tüm renkler gibi...İnsanı insan olarak önce sevmeyi bilecek onu Yaradan dan dolayı da sevmeyi bileceksin .Çünkü hesap günün sahibi o .

22 Ocak 2017 Pazar

Hayal Gücümüzü Ne Kadar Zorlayabiliriz


                     İnsan ve beyninin ne kadarını kullandıklarını bilemem ama ben çok azını kullandığımın farkındayım.  Kullandığımızı da unutuyoruz . Kendimle yalnız kaldığımda bunu daha iyi fark ediyorum . Etrafımda nesneler ve canlı kesimi ister istemez buna neden ve sebep oluyor . Bizim kendi dünyamız ve ikinci dünyamızın kopukluğu yüzünden beynimizi gerektiği kadar öğrenemiyoruz. Bütün insanların zekası farklı ama eşit çalışır . Zekamızın daha doğrusu beynimiz ya da ruhumuzun düşünme kapasiteni yazarak zorlamak istiyorum .
       Beyin gücü ile yapılan mekanik bir işlev henüz keşfedilemedi . Amma ruhumuzla ilgili çok şeyler var ...Kemale erenler kervanı ile yolu tarif etmeye çalışırken , önce okumanızı tavsiye ediyorum .
     Dünyada olanların hepsi maddi içerikli ve paranız olmadan hiçbir iş ve yere gidemezsiniz . Ne kadar deseler ki yürüyerek yada çalışarak densede bu da maddi bir işlemin sonucunda olan parasal bir karşıttır .
   İlk hayal kurmaya başlayanlarla başlayalım mı , çünkü onların hayali birer metne inince bu zamanın yazı yazarlarının bir çok hayalinin gerçeğe çıkmasına ışık tutacak bilim insanları ve mucitleri var .
 Bazı insanlar hayal eder ve bazıları da hayalleri gerçek yapmak için çok uğraşırlar . Bu gün çocukların seyir ettiği bir çizgi filim de bayağı bir güldüm . Nedeni ise çocuklar çizGİ filimle dalga geçiyorlar . Çizgi filim de çocuk karakterler ne hayal ederseler hemen onu yapıp eğleniyorlar , işin komik kısmı yapmaları etmeleri değil yapanlar çocuk ve yaptıkları şeyler çok pahalı icatlar . O kadar ki hayali de olsa bu kadar icat yapıp para vermediğinizi düşünün , her şey ne kadar kolay olur du değilmi . Hayal edelim mi şimdi , ne edelim peki , hiç kurulmayan bir hayal olsun ama ne , Hayal edilecek bir şeyler kaldı mı  , canavarsız , savaşsız ,aç olmadan , felaket olmadan , aşk olmadan, ailevi veyahut piskolojik sorun olmadan yada dünyanın sonu olmadan bir hayal .
   Dünya dışımı onu da kurmuşlar ne kalır sizce geriye . Evren mi , aslında her insan bir evren de farkında değilizdir çoğu kez .
     Evet şimdi kim bilir neredesiniz  , düşünsenize okurken hepiniz buraya ışınlanıyor yeni bir şeye ortak oluyorsunuz. Burda olmanızın nedeni merak mı yok sa yeni bir şeyler öğrenmek mi . Yeni ilginç olabilir ,  Şimdi burası karanlık ve orası aydınlık , siyahla beyaz gibi gece gündüz . Aramıza bir rüya boyutu girecek az sonra siz gezerken biz rüya boyutuna geçeceğiz ve çoğumuz da hatırlamadan geriye geleceğiz . Dünya dönerken bizler yeninin peşindeyiz ama zaman bizim aleyhimize işlerken bakıyoruz ki , beden yaşlanıyor yani çürüyoruz değil mi . Ölümse hızlanmış şeklimiz . Peki şöyle düşünsek bedenimizden sıkılan ruhumuz bizim beden denen tenimizden kurtulmak için mi yapıyor. Çünkü bedenimiz olmazsa ne acıkacak ne de üşüyecek . Aslında her şeyimiz proglanmış ve bizler kendimizi keşfetmeyi bile hala başaramadık . Başarsa bir gribe bile yenik düşmezdik .
           Evet ben şimdi hayal kurmayı başaramadım hala neden mi , ilham gelmedi , niyemi çünkü ciddi şeyler yazınca hepsi gidiyor . Çocukken bunu yapmak kolay çünkü beyin taptaze ve bilgi az  . Şimdi kanal kanal gezmek internette sörf yapmakla bakıyorum ki hayaller kurmayı bırakıp başkalarının hayalleri ve sözleri ile meşgul olmaktan bu hayal alemine dönemiyorum .
    Belkide sorumluluk duygusu artınca her iş ciddiye biniyor .Bir çoğumuzz beynimizi kullanmıyoruz bile nasılmı emir komuta edilmekten ne beyin ne de hayal kurabiliyoruz . Kaçımız ormanda yaşamak ister yada uzayda yada denizin ortasında ne bileyim her şeyi bırakıp sıfırdan bir şeyleri inşa etmeyi kaçımız ister . Oğlumu dediği gibi para para denen etken olmadan herşeyimiz hiçlikle uzanıp gidiyor .
Bir mühendis  yada mimar yada mucit değilseniz çoğu şeyleri yapamazsınız . Yapmak için birilerine ihtiyaç duyacaksınız  . Evet yazarların böyle bir sorunu yoktur işte onlar inşa ederler , yazarlar yazarlar ve sizde o hayal aleminde beyninizde o mühendislerin bile göremediği alemleri görebilirsiniz . Neyse ben şimdi gidip uyuyacağım ve yarın eğer ki bir rüya görebilirsem burada yazmayı düşünüyorum . Gündüz vakti bu soğukta , dışarı markete okula ve işetesiniz size kolay gelsin ben gibilerede rüyada görüşürüz diyorum , İyi kalın beyninizi fazla yakmayın bu internet aleminde en fazla sosyal paylaşımlarda zaman harcamayın , hayallerinizi nasıl gerçekleştirebilirsiniz onu araştırın . Peki hayaliniz var mı ....

31 Aralık 2016 Cumartesi

Gurbet benim içimde ben gurbetin içinde

Yeni bir yılın sabahında her şeyin güzel başlaması temennisi ve niyazı ile Yüce Mevladan hayırlara vesile olması duası ile ...
  Gurbette olanlar bilirler , gurbeti hatırlatan her kelime her anı sizi bulunca içinizde cız eettirerek yüreğinizi titretir . Hele bu kışın soğu ile bambaşka bir boyuta giriyor .... Gurbet bazen çok uzakta olmanızı gerektirmez bazende mesefaler bile yetersiz kalır bu kelimeyi açıklamaya..
İşte bu şarkıyı duyunca makaralar kopuyor , toparlayabilirseniz toparlayın  ..
Mesele gurbet mi , yoksa o gurbette yanlız kalıp hatırlanmamak mı bilemiyorum .. Ah bir off çektiren dünya , etrafımızda ki sevdiklerimiz tıpkı şu kışın içindeki ağaçlar gibi yaprak dökmüş ağaçlara benzedik . Sevdiklerimiz , alışkanlıklarımız birer hikaye gibi geride anı ile kaybolup gidiyor ve biz uzaklaştıkça uzaklıyoruz .. Hayallerimizin peşinde gittikçe , gerçekleşmeyen hayatın fırtınası ile savrulan bizler . Gurbeti bile yaşayamıyoruz , niyemi hayat bırakmıyor .
  Bazen laz damarım heyttt ulen diyor , bu ne iştir biz karadenizin fırtınasını rüzgarına genlerinde taşıyan , dağlarının karını soğuunu ve o tipisini bilen ruhumuza ne işler diyorum da. Malesef bir dem söz ve yahut şu bitmeyen yağmur karamsarlığımı artırdı .
  Uzun zamandır da büyüdüğüm Kıbrısın güneşinin yakıcılığını belkide arıyorum .. Ama gerçek şu yaşlanıyoruz ve geçmişin ne kadar güzel olduğunu düşünmekten kendimi alamadığım .Neden hayat gittikçe zorlaşıyor , hani kolaylaşması gerekiyor aslında.
  Artık belkide insanlara katlanamıyorum , yada kendime . Bu kadar kaosun içinde yaşamamız gerekiyor . Üzülüyoruz savaş için , terör için , komşu için , üzülüyoruz , geçim için üzüyorlar ya ...
Birileri kötü emelleri için bizleri üzüyorlar , ellerine ne geçiyor . Birer maşa olmuşlar ve insanlığa kıyıp bir kenarda seyir yapıyorlar en masum pozlarda  ...
  Bakıyorum şöyle anılara , aynı senaryoları görüyorum ve aynı şeyler için insanlar gene birbirlerini yiyorlar .. Nasıl unutuyorlar geçmişlerini , sanki format yiyorlar ve belleklerini yitiriyoruz milletçe .
Saçma sapan dizi üreten ve bize aptal muamelesi yapan ve romantikliği bile yerlere atan sevgiyi eziyete dönüştüren herkesi kınıyorum .
 Şimdiki çocuklara acıyorum , çocukları var yemez yapıyoruz , ne sevmeyi ne aileyi ne geçmişi nede geleneklerimizi bilmeden bu vahşi medyaya kurban vereceğiz .
Oyunları hep vahşet , acayip canavarlar  ve en kötüsü duygusuz birer çocuk olup çıkıyorlar . Bu gün fark ettim ki bende o kervana ramak kaldım . Cendy  şekerlerle kafamızı bloke yapıyoruz . Acı çekmeye ve üzülmeye bile kendimizi çok görüyor piskolojimizi ilaçlarla tedavi ediyoruz . Birçok hastalık türedi .. Vucudumuzun reaksiyonu bu , insanı Yaratan sevgi amaçlı pogramladı , ama gel görkü ne kadar şeytani icat varsa , kalbin sevme gücünü öldürmeye pogramladılar .. Adamlar sevmeyi zevk haline dönüştürdüler işi başka boyuta indirdiler , insanlar doymaz oldular çünkü görseller attı . Sanıyorlar ki anlık zevkler onları doyuracak ve bir bakıyorlar ki hepsi birer kabus gibi insanı zehirleyip yanlızlaştırmış .
 İnsanlar kolay aşık oluyor , seviyorlar ve hemen birbirlerinden bıkıyorlar . Bu zadece insanlar için değil eşyalarımıza bile aynı davranıyoruz . Tüketiyoruz toplumca , bir yenisini alıyoruz , eskimeden başka bir şey alıyoruz . Eskimeden atıyoruz ya .. Kendimize gelmemiz şart bu böyle giderse o kaçınılmaz gerçek savaş başlayınca dünya yeniden teknolojiyi sıfırlayacak . Halebe bakın , o Halep ki taş üstünde taşlaşmış bir şekle sokuldu , ne için . Ya ne için oldu sorarım , O insanlar bekle bizi Halep geri geleceğiz  deyip göz yaşlarıyla bir gurbete çıktılar .. Gurbet zorakimi sizce , hangi gurbet daha iyi ... İnsanlar insan olamadıkları için sevmeyi sevilmeyi öğretemedikleri için zalim olmaya pogramlanıyorlar . Çocuklarımıza geçmişi ve geleceği insanca öğretmeliyiz . Her şeyi hazır verip onları tüketen değil yapıcı birer birey yapmalıyız . İnanın bana şu tuşlar yerine kalem kullanmayı isterdim lakin kalemi nereye koyduğumu sorsanız bilemeyeceğim .
Gurbete çıkın ve yüreğinizi öldürtmeyin , yanınızdakilere daha çok değer verin , okey , şeker , paylaşımla hayatınızı zamanınızı bitirmeyin . Her şeyin azı karar çoğu zarar bilin ..



12 Aralık 2016 Pazartesi

Dünya mazlumlara kör olur

Dünya savaşla barışı çözemediği sürece , devletler arası terör sürecek ve bir çok canlar sönecek.
Katliam mazlumlara , sömürülenlere .
İnsan TV ye yada haberlere bakmak istemiyor . Lakin gördükçe , geleceğe insan yetiştiren biz anne babalar ,geleceği hiç parlak bakamıyoruz .
Şehitleri ve katledilen insanları gördükçe , dünya nereye gidiyor diye , rahat bir uyku ile yatamıyoruz .Her birimizin yakını bir yerlerde ekmek parası kazanma peşinde ve başına heran bir şey gelme ihtimali ile sıkıntısı bizi zaten zor olan hayat mücadelesinde dahada üzüyor .
    Biz müslüman aleminin neden birlik içinde olmadığını hala anlamış değilim . İslam gibi bir dine mensubuz ve esas şeytanlar bizde mevcut . Üç günlük dünyada yaşamak kolay değil , evet bir gün öleceğiz ama neden bu kadar kötü bir hayat geçirtiyorlar ki . Yüz yıl medeniyet de güya . Peki bu medeniyet savaşa bir son mu verdi , insanları açlıktan mı kurtardı ,yoksa felaketlerden mi kurtardı .
Belki her şeye kısa sürede erişiyoruz ama malesef insanlar fazla bilgiye sahip olmaları eski çağlardan üstün olduğunu göstermiyor . İnsanlar insanca yaşamıyor ve gözümüzün önünde öldürüyorlar ve biz hiç bir şey yapmıyoruz . Sadece bakıyor ve seyrediyor yapanlara ortak oluyoruz .
 Çocukları okula yolluyoruz onları eğitmeye daha iyi bir hayata hazırlayalım diyoruz ama gelecek böyleyse neye hazırlıyoruz ki.
Birileri para , mertebe ,ünvan ,kazanacak diye ....
   Global dünya , ülkeleri mi yoksa silah üreticileri mi kazanıyor . Kim kazanıyor, neyle kazanıyor , savaşan ülke insanları kimle savaşıyor niye savaşıyor . O Global ülkelerin umrunda değil haberleri bile yok , onlar kendi dünyalarında ölen zaten onlardan biri de değil . Kendileri de nemalanmak için dahada gizlice el atından destek veriyorlar . Akıllarınca kazançlımı çıkıyorlar . Aslında onlar müslüman olmak için çok uğraşıyorlar . O savaşın insanı onların parlak dünyasına gidiyor ve onlara ortak oluyor .
 Onlar geleceklerini başkaları için hazırlıyorlar . Ama karlı çıktıklarını sanıyorlar . Avrupa nufusunu çogaltmıyor , geri sayım yapıyor , zenginler paralarını kedi köpek gibi hayvanlara bırakıyor .
  Gelecek şimdilik berbat gözükse de ilahi adalet başka şekilde işliyor .
Vatanını , milletini korumayan ve sevmeyen insanların bir yurdu vatanı olamaz . Kendi ırkına kendi milletinin kanını dökerek kendini imha ediyor . Olan zavalı mazlumlara oluyor . Onlarda Allah'ın onları sonsuz koyacagı cennetiyle mükafatlandırırken geride kilerde kendi imtihanlarına devam ediyor .
 Suriye kıyametin kopacağı şehir miydi , bir başlangıç başladı mı . 3 . Dünya savaşı çoktan başladı ama yokmuş gibi davranıyoruz . Merak ettiğim ağır imha silahları kimlerin elinde ve ne zaman nerede patlayacakları . Yok o silahlar güya ama bir gün birilerinin canı yandığı için o intikam hırsı ile  ellerine geçince ne yapacaklar .
Medeniyet geliştikçe aslında tehlike dahada büyüyor insanlık için .

 Göz yaşı ve hüzün bu günde ölen ailelerin bireylerinin cenazeleri gömmesi ile bitmiyor , canımızı yakanları da Allah'u Teğala kendi kanlarında boğsun . Hidayet mi erdirsin demek isterdim ama iman olmayan yerde hidayet de olmaz .
  Birde kendi insanımızın bazı kesimlerine üzülüyorum , onlar hala yaygara peşinde , ölene üzülüyor ama derdi başka şekilde üzülmek olsa ,eleştirmek değil dua ederdi . Yanlış olan öldürene kızacaksın ,
    Peki zaman bunu da unutturacak ve yenileri konuşacağız . Normalde bu konulara girmek istemiyorum , Gözlerimi kapatıp düşünüyorum kaç şehit haberi duydum ve üzüldük kimdi o şehitler
aklımda kalan bana yakın bildiğim gerisi muamma . Çünkü zaman unutturuyor , unutmamak için ise
bu zalim insanlara buna fırsat verdirmemek .
Çevrenizde şüphe ettiğiniz ve yanlış davranışları olanları şikayet edin . Tanımadığınız yabancıları gözlemleyin , bize ve çevremize zarar verecekleri teşhis edin . Onlara rahatlık vermeyelim ..
      Hepimiz aslında hayatımızı kolaylaştırıp birbirimizi kollayalım . Komşuluğumuzu dostluğumuzu ve birimiz hepimiz hepimiz birimiz olamya gayret edelim .
        Tüm şehitlerimizin ailelerinin başı sağ olsun. Hepimizin başı sağ olsun ..............