insan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
insan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2017 Perşembe

Niye kendimizle barışık değiliz .

                           Bir insan kendini neden sevmez diye düşündüm , düşünmeme sebepte bağımlı insanların hal ve hareketlerinin nedeni bu olsa gerek . Bu insanlar hayatı kendi gözlerinde farklı görürler , hayatın bir yerinde şiddet görmüş ve bu şiddet artınca araya da ilgisizlik ve cahillik girince bu hal o acı gerçekleri kendince unutacağı ilgi alanlarına yönelmesine neden olmakta . İçki , uyuşturucu ve berbat bir hayat. Kısa yoldan zengin olma ve kendini göstermek için yapılan harcamalar hep boşa gidiyor . İnsan öyle bir varlık ki zorda olunca sıkıntısını derdini , hüznünü ,neşesini paylaşmak ister ama ya bir dini inancı olmalı yada çok sağlam dostları olmalı . Malesef böyle hayatı seçenleri çevresi böyle dostluklara yer vermez , hepsi çıkar menfaat peşindedir . Dini inanca bağlanmalı ve Rabbin"den yardım beklemeli . Bizlere de düşen bu insanlara gerçek yardım etmeli , onların elinden tutmalı , dışlamamlı .
​İnsanlar karşısında ki sorunu nasıl çözecegini bilemediğinden yardıma dahi korkuyor . İnsanlar sorunlu insanlardan yada muhtaç insanlara yardımdan kaçınıyor . Bana ne diyor . Halbuki o bana ne bir gün ona silah gibi geri tepecektir . Sorunlu insan bir gün onu canını acıtacaktır .Karşımızdakine merhamet etmediğimizden , bize de merhamet edilmeyecek , gün geldiğinde . Karşımızd ki insanlara ve kendimize doğru olacakken , kendi doğrularımızı menfatlerimizle değiştiriyoruz ve bu bu bizim doğrumuz oluyor .
Sizin ne düşündüğünüz daha önemli çünkü karşınızdaki de kim oluyor ki . Kibir ve gurur , kendimizi üstün görmemiz yanlış yolun en büyük düşmanı . Halbuki saygı ve sevgi ön planda olacakken , kendinden önce sırf Yaradandan ötürü karşımızdakini düşünecekken , o üstün ''ben , ben '' çıkar karşımıza koca bencillik .
Adamlar ölsün , bana ne , çalışsın, bana ne bende çalışıyorum, bana ne , biz eşşekmiyiz, hadi canım, benden ne eksiği var ,,,Acıma ve merhamet duygumuzu egomuz sayesinde sıfırlıyoruz ..
kapak

Şekilci insanlar yürür dünyada

Şekilci bir dünyada yaşıyoruz. Kendi şekline uymayanları etrafımızda istemiyoruz yada yok sayıyoruz . Uydurabilsek kendi şeklimize sokacagız .Her kişinin kendi aile ve dünya görüşü vardır , bunun yanında toplumun ona kattığı yargılar ve öğretiler de vardır .
Araştırmayı sevmeyen bir toplum olduk , biri bir şey söyler onun peşine kırk kişi düşer . Araştırmayı sevmediğimiz gibi , o yargı kendi yargısı gibi de savunur . Karşımızdakini de öyle eleştiririz . Hakkı varmıdır ? karşısındakini yargılamaya . Düz değilsin düz ol . Düz senin için nasıl bir düz dür , belki o çembere düüz diyor ama senin düz dediğin onun için de çemberdir . Farklı görüş farklı inanış var diye adamı sevmeyecekmiyiz .
Kendi düşünceni bile bile senin yanında seni rencide etmeyi de başarı zanneddiyor .Zannetmesi kendisi açısından onu mutlu etsede sizi üzebilir . Ya sabır çekip her zaman ki gibi Polyannacılık yapamayı bilecek . Siyahında bir renk olduğunu her yerde var olduğunu kabul edeceksiniz .Tüm renkler gibi...İnsanı insan olarak önce sevmeyi bilecek onu Yaradan dan dolayı da sevmeyi bileceksin .Çünkü hesap günün sahibi o .

31 Aralık 2016 Cumartesi

Gurbet benim içimde ben gurbetin içinde

Yeni bir yılın sabahında her şeyin güzel başlaması temennisi ve niyazı ile Yüce Mevladan hayırlara vesile olması duası ile ...
  Gurbette olanlar bilirler , gurbeti hatırlatan her kelime her anı sizi bulunca içinizde cız eettirerek yüreğinizi titretir . Hele bu kışın soğu ile bambaşka bir boyuta giriyor .... Gurbet bazen çok uzakta olmanızı gerektirmez bazende mesefaler bile yetersiz kalır bu kelimeyi açıklamaya..
İşte bu şarkıyı duyunca makaralar kopuyor , toparlayabilirseniz toparlayın  ..
Mesele gurbet mi , yoksa o gurbette yanlız kalıp hatırlanmamak mı bilemiyorum .. Ah bir off çektiren dünya , etrafımızda ki sevdiklerimiz tıpkı şu kışın içindeki ağaçlar gibi yaprak dökmüş ağaçlara benzedik . Sevdiklerimiz , alışkanlıklarımız birer hikaye gibi geride anı ile kaybolup gidiyor ve biz uzaklaştıkça uzaklıyoruz .. Hayallerimizin peşinde gittikçe , gerçekleşmeyen hayatın fırtınası ile savrulan bizler . Gurbeti bile yaşayamıyoruz , niyemi hayat bırakmıyor .
  Bazen laz damarım heyttt ulen diyor , bu ne iştir biz karadenizin fırtınasını rüzgarına genlerinde taşıyan , dağlarının karını soğuunu ve o tipisini bilen ruhumuza ne işler diyorum da. Malesef bir dem söz ve yahut şu bitmeyen yağmur karamsarlığımı artırdı .
  Uzun zamandır da büyüdüğüm Kıbrısın güneşinin yakıcılığını belkide arıyorum .. Ama gerçek şu yaşlanıyoruz ve geçmişin ne kadar güzel olduğunu düşünmekten kendimi alamadığım .Neden hayat gittikçe zorlaşıyor , hani kolaylaşması gerekiyor aslında.
  Artık belkide insanlara katlanamıyorum , yada kendime . Bu kadar kaosun içinde yaşamamız gerekiyor . Üzülüyoruz savaş için , terör için , komşu için , üzülüyoruz , geçim için üzüyorlar ya ...
Birileri kötü emelleri için bizleri üzüyorlar , ellerine ne geçiyor . Birer maşa olmuşlar ve insanlığa kıyıp bir kenarda seyir yapıyorlar en masum pozlarda  ...
  Bakıyorum şöyle anılara , aynı senaryoları görüyorum ve aynı şeyler için insanlar gene birbirlerini yiyorlar .. Nasıl unutuyorlar geçmişlerini , sanki format yiyorlar ve belleklerini yitiriyoruz milletçe .
Saçma sapan dizi üreten ve bize aptal muamelesi yapan ve romantikliği bile yerlere atan sevgiyi eziyete dönüştüren herkesi kınıyorum .
 Şimdiki çocuklara acıyorum , çocukları var yemez yapıyoruz , ne sevmeyi ne aileyi ne geçmişi nede geleneklerimizi bilmeden bu vahşi medyaya kurban vereceğiz .
Oyunları hep vahşet , acayip canavarlar  ve en kötüsü duygusuz birer çocuk olup çıkıyorlar . Bu gün fark ettim ki bende o kervana ramak kaldım . Cendy  şekerlerle kafamızı bloke yapıyoruz . Acı çekmeye ve üzülmeye bile kendimizi çok görüyor piskolojimizi ilaçlarla tedavi ediyoruz . Birçok hastalık türedi .. Vucudumuzun reaksiyonu bu , insanı Yaratan sevgi amaçlı pogramladı , ama gel görkü ne kadar şeytani icat varsa , kalbin sevme gücünü öldürmeye pogramladılar .. Adamlar sevmeyi zevk haline dönüştürdüler işi başka boyuta indirdiler , insanlar doymaz oldular çünkü görseller attı . Sanıyorlar ki anlık zevkler onları doyuracak ve bir bakıyorlar ki hepsi birer kabus gibi insanı zehirleyip yanlızlaştırmış .
 İnsanlar kolay aşık oluyor , seviyorlar ve hemen birbirlerinden bıkıyorlar . Bu zadece insanlar için değil eşyalarımıza bile aynı davranıyoruz . Tüketiyoruz toplumca , bir yenisini alıyoruz , eskimeden başka bir şey alıyoruz . Eskimeden atıyoruz ya .. Kendimize gelmemiz şart bu böyle giderse o kaçınılmaz gerçek savaş başlayınca dünya yeniden teknolojiyi sıfırlayacak . Halebe bakın , o Halep ki taş üstünde taşlaşmış bir şekle sokuldu , ne için . Ya ne için oldu sorarım , O insanlar bekle bizi Halep geri geleceğiz  deyip göz yaşlarıyla bir gurbete çıktılar .. Gurbet zorakimi sizce , hangi gurbet daha iyi ... İnsanlar insan olamadıkları için sevmeyi sevilmeyi öğretemedikleri için zalim olmaya pogramlanıyorlar . Çocuklarımıza geçmişi ve geleceği insanca öğretmeliyiz . Her şeyi hazır verip onları tüketen değil yapıcı birer birey yapmalıyız . İnanın bana şu tuşlar yerine kalem kullanmayı isterdim lakin kalemi nereye koyduğumu sorsanız bilemeyeceğim .
Gurbete çıkın ve yüreğinizi öldürtmeyin , yanınızdakilere daha çok değer verin , okey , şeker , paylaşımla hayatınızı zamanınızı bitirmeyin . Her şeyin azı karar çoğu zarar bilin ..