31 Aralık 2016 Cumartesi

Gurbet benim içimde ben gurbetin içinde

Yeni bir yılın sabahında her şeyin güzel başlaması temennisi ve niyazı ile Yüce Mevladan hayırlara vesile olması duası ile ...
  Gurbette olanlar bilirler , gurbeti hatırlatan her kelime her anı sizi bulunca içinizde cız eettirerek yüreğinizi titretir . Hele bu kışın soğu ile bambaşka bir boyuta giriyor .... Gurbet bazen çok uzakta olmanızı gerektirmez bazende mesefaler bile yetersiz kalır bu kelimeyi açıklamaya..
İşte bu şarkıyı duyunca makaralar kopuyor , toparlayabilirseniz toparlayın  ..
Mesele gurbet mi , yoksa o gurbette yanlız kalıp hatırlanmamak mı bilemiyorum .. Ah bir off çektiren dünya , etrafımızda ki sevdiklerimiz tıpkı şu kışın içindeki ağaçlar gibi yaprak dökmüş ağaçlara benzedik . Sevdiklerimiz , alışkanlıklarımız birer hikaye gibi geride anı ile kaybolup gidiyor ve biz uzaklaştıkça uzaklıyoruz .. Hayallerimizin peşinde gittikçe , gerçekleşmeyen hayatın fırtınası ile savrulan bizler . Gurbeti bile yaşayamıyoruz , niyemi hayat bırakmıyor .
  Bazen laz damarım heyttt ulen diyor , bu ne iştir biz karadenizin fırtınasını rüzgarına genlerinde taşıyan , dağlarının karını soğuunu ve o tipisini bilen ruhumuza ne işler diyorum da. Malesef bir dem söz ve yahut şu bitmeyen yağmur karamsarlığımı artırdı .
  Uzun zamandır da büyüdüğüm Kıbrısın güneşinin yakıcılığını belkide arıyorum .. Ama gerçek şu yaşlanıyoruz ve geçmişin ne kadar güzel olduğunu düşünmekten kendimi alamadığım .Neden hayat gittikçe zorlaşıyor , hani kolaylaşması gerekiyor aslında.
  Artık belkide insanlara katlanamıyorum , yada kendime . Bu kadar kaosun içinde yaşamamız gerekiyor . Üzülüyoruz savaş için , terör için , komşu için , üzülüyoruz , geçim için üzüyorlar ya ...
Birileri kötü emelleri için bizleri üzüyorlar , ellerine ne geçiyor . Birer maşa olmuşlar ve insanlığa kıyıp bir kenarda seyir yapıyorlar en masum pozlarda  ...
  Bakıyorum şöyle anılara , aynı senaryoları görüyorum ve aynı şeyler için insanlar gene birbirlerini yiyorlar .. Nasıl unutuyorlar geçmişlerini , sanki format yiyorlar ve belleklerini yitiriyoruz milletçe .
Saçma sapan dizi üreten ve bize aptal muamelesi yapan ve romantikliği bile yerlere atan sevgiyi eziyete dönüştüren herkesi kınıyorum .
 Şimdiki çocuklara acıyorum , çocukları var yemez yapıyoruz , ne sevmeyi ne aileyi ne geçmişi nede geleneklerimizi bilmeden bu vahşi medyaya kurban vereceğiz .
Oyunları hep vahşet , acayip canavarlar  ve en kötüsü duygusuz birer çocuk olup çıkıyorlar . Bu gün fark ettim ki bende o kervana ramak kaldım . Cendy  şekerlerle kafamızı bloke yapıyoruz . Acı çekmeye ve üzülmeye bile kendimizi çok görüyor piskolojimizi ilaçlarla tedavi ediyoruz . Birçok hastalık türedi .. Vucudumuzun reaksiyonu bu , insanı Yaratan sevgi amaçlı pogramladı , ama gel görkü ne kadar şeytani icat varsa , kalbin sevme gücünü öldürmeye pogramladılar .. Adamlar sevmeyi zevk haline dönüştürdüler işi başka boyuta indirdiler , insanlar doymaz oldular çünkü görseller attı . Sanıyorlar ki anlık zevkler onları doyuracak ve bir bakıyorlar ki hepsi birer kabus gibi insanı zehirleyip yanlızlaştırmış .
 İnsanlar kolay aşık oluyor , seviyorlar ve hemen birbirlerinden bıkıyorlar . Bu zadece insanlar için değil eşyalarımıza bile aynı davranıyoruz . Tüketiyoruz toplumca , bir yenisini alıyoruz , eskimeden başka bir şey alıyoruz . Eskimeden atıyoruz ya .. Kendimize gelmemiz şart bu böyle giderse o kaçınılmaz gerçek savaş başlayınca dünya yeniden teknolojiyi sıfırlayacak . Halebe bakın , o Halep ki taş üstünde taşlaşmış bir şekle sokuldu , ne için . Ya ne için oldu sorarım , O insanlar bekle bizi Halep geri geleceğiz  deyip göz yaşlarıyla bir gurbete çıktılar .. Gurbet zorakimi sizce , hangi gurbet daha iyi ... İnsanlar insan olamadıkları için sevmeyi sevilmeyi öğretemedikleri için zalim olmaya pogramlanıyorlar . Çocuklarımıza geçmişi ve geleceği insanca öğretmeliyiz . Her şeyi hazır verip onları tüketen değil yapıcı birer birey yapmalıyız . İnanın bana şu tuşlar yerine kalem kullanmayı isterdim lakin kalemi nereye koyduğumu sorsanız bilemeyeceğim .
Gurbete çıkın ve yüreğinizi öldürtmeyin , yanınızdakilere daha çok değer verin , okey , şeker , paylaşımla hayatınızı zamanınızı bitirmeyin . Her şeyin azı karar çoğu zarar bilin ..



12 Aralık 2016 Pazartesi

Dünya mazlumlara kör olur

Dünya savaşla barışı çözemediği sürece , devletler arası terör sürecek ve bir çok canlar sönecek.
Katliam mazlumlara , sömürülenlere .
İnsan TV ye yada haberlere bakmak istemiyor . Lakin gördükçe , geleceğe insan yetiştiren biz anne babalar ,geleceği hiç parlak bakamıyoruz .
Şehitleri ve katledilen insanları gördükçe , dünya nereye gidiyor diye , rahat bir uyku ile yatamıyoruz .Her birimizin yakını bir yerlerde ekmek parası kazanma peşinde ve başına heran bir şey gelme ihtimali ile sıkıntısı bizi zaten zor olan hayat mücadelesinde dahada üzüyor .
    Biz müslüman aleminin neden birlik içinde olmadığını hala anlamış değilim . İslam gibi bir dine mensubuz ve esas şeytanlar bizde mevcut . Üç günlük dünyada yaşamak kolay değil , evet bir gün öleceğiz ama neden bu kadar kötü bir hayat geçirtiyorlar ki . Yüz yıl medeniyet de güya . Peki bu medeniyet savaşa bir son mu verdi , insanları açlıktan mı kurtardı ,yoksa felaketlerden mi kurtardı .
Belki her şeye kısa sürede erişiyoruz ama malesef insanlar fazla bilgiye sahip olmaları eski çağlardan üstün olduğunu göstermiyor . İnsanlar insanca yaşamıyor ve gözümüzün önünde öldürüyorlar ve biz hiç bir şey yapmıyoruz . Sadece bakıyor ve seyrediyor yapanlara ortak oluyoruz .
 Çocukları okula yolluyoruz onları eğitmeye daha iyi bir hayata hazırlayalım diyoruz ama gelecek böyleyse neye hazırlıyoruz ki.
Birileri para , mertebe ,ünvan ,kazanacak diye ....
   Global dünya , ülkeleri mi yoksa silah üreticileri mi kazanıyor . Kim kazanıyor, neyle kazanıyor , savaşan ülke insanları kimle savaşıyor niye savaşıyor . O Global ülkelerin umrunda değil haberleri bile yok , onlar kendi dünyalarında ölen zaten onlardan biri de değil . Kendileri de nemalanmak için dahada gizlice el atından destek veriyorlar . Akıllarınca kazançlımı çıkıyorlar . Aslında onlar müslüman olmak için çok uğraşıyorlar . O savaşın insanı onların parlak dünyasına gidiyor ve onlara ortak oluyor .
 Onlar geleceklerini başkaları için hazırlıyorlar . Ama karlı çıktıklarını sanıyorlar . Avrupa nufusunu çogaltmıyor , geri sayım yapıyor , zenginler paralarını kedi köpek gibi hayvanlara bırakıyor .
  Gelecek şimdilik berbat gözükse de ilahi adalet başka şekilde işliyor .
Vatanını , milletini korumayan ve sevmeyen insanların bir yurdu vatanı olamaz . Kendi ırkına kendi milletinin kanını dökerek kendini imha ediyor . Olan zavalı mazlumlara oluyor . Onlarda Allah'ın onları sonsuz koyacagı cennetiyle mükafatlandırırken geride kilerde kendi imtihanlarına devam ediyor .
 Suriye kıyametin kopacağı şehir miydi , bir başlangıç başladı mı . 3 . Dünya savaşı çoktan başladı ama yokmuş gibi davranıyoruz . Merak ettiğim ağır imha silahları kimlerin elinde ve ne zaman nerede patlayacakları . Yok o silahlar güya ama bir gün birilerinin canı yandığı için o intikam hırsı ile  ellerine geçince ne yapacaklar .
Medeniyet geliştikçe aslında tehlike dahada büyüyor insanlık için .

 Göz yaşı ve hüzün bu günde ölen ailelerin bireylerinin cenazeleri gömmesi ile bitmiyor , canımızı yakanları da Allah'u Teğala kendi kanlarında boğsun . Hidayet mi erdirsin demek isterdim ama iman olmayan yerde hidayet de olmaz .
  Birde kendi insanımızın bazı kesimlerine üzülüyorum , onlar hala yaygara peşinde , ölene üzülüyor ama derdi başka şekilde üzülmek olsa ,eleştirmek değil dua ederdi . Yanlış olan öldürene kızacaksın ,
    Peki zaman bunu da unutturacak ve yenileri konuşacağız . Normalde bu konulara girmek istemiyorum , Gözlerimi kapatıp düşünüyorum kaç şehit haberi duydum ve üzüldük kimdi o şehitler
aklımda kalan bana yakın bildiğim gerisi muamma . Çünkü zaman unutturuyor , unutmamak için ise
bu zalim insanlara buna fırsat verdirmemek .
Çevrenizde şüphe ettiğiniz ve yanlış davranışları olanları şikayet edin . Tanımadığınız yabancıları gözlemleyin , bize ve çevremize zarar verecekleri teşhis edin . Onlara rahatlık vermeyelim ..
      Hepimiz aslında hayatımızı kolaylaştırıp birbirimizi kollayalım . Komşuluğumuzu dostluğumuzu ve birimiz hepimiz hepimiz birimiz olamya gayret edelim .
        Tüm şehitlerimizin ailelerinin başı sağ olsun. Hepimizin başı sağ olsun ..............

9 Aralık 2016 Cuma

Yeni Dünyayı Ne Bekliyor

   Yeni dünya deyince , zannetmeyin ki , yeni bir dünya sadece gelecekteki bir dünya . Yeni dünya deyince , haberlere bir bakın savaşlar yüzünden savaş olan yerler harabe olmuş ve insanlarını oradan kovmuş ve öldürmüşlerdir . Zaten sıfır dan başlanacaktır . Savaş olmayan yerlere de ekonomik bir savaş koyup , işsizleri çoğaltmak ve insanları işlerin eden bir yeni dünya var .
  Çok az insanın ekonomik yönden mutlu olduğu bir dünyadayız. Çünkü zenginler ,fakirleşmiyor sadece orta kesimle hizmetli olanlar işsizlik ve sıkıntı içinde oluyor .
Mertebeniz ne olursa olsun , yeni dünya yeni fikirler istiyor . İmkanı oluşturacak imkanlar ne , nasıl yapılacak , nereye başvuracağız , mesele burada .
   Ha deyincede size imkan verilmiyor . B u yeni dünya akıllı olanların dünyası , cin fikirli olmanız gerekli . Eğer küçük düşünüp derseniz ki , bir aylığım olsun bana yeter derseniz . Devamlı bir sıkıntı yumağında debelenip duracaksınız . Ek işlerle buna mani olabilirsiniz . İnternete girip elinizdeki imkanları araştırmanız gerekmekte . Yapacağınız şey devamlı olacak , bir gün yapıp daha sonra yapmazsanız olmaz . İşin niteliği pazarlamayı bilmeniz gerekiyor . Pazarlamayı nasıl yapacaksınız . Sosyal medyayı kullanın , internette yazdığınız her şey size geri dönüş yapacaktır .


Pandemiden dolayı evde çalışmak isteyenlere bulunmaz fırsat.>>

Huncalife ile Hayatınız Değişsin!

Huncalife, ek gelir ya da iş imkanı arayan, 18 yaşını doldurmuş herkese kendi iş saatlerini ve kazançlarını ayarlayabilecekleri,

yurtdışı seyahatlerinden araba kullanım hakkına, ürün ve kişisel gelişim eğitimlerinin verildiği akademilerden eğlenceli
organizasyonlara kadar pek çok fırsatı içeren yeni bir kapı açar. Temsilcilerimizin üyelikleri miras yoluyla ailesinin diğer üyelerine aktarılabilir.
NEDEN HUNCALİFE ÜYESİ OLMALIYIM
%100 Yerli sermaye ile kurulan,
Parfüm kategorisinde pazar lideri olan,
Türkiye’nin en yüksek primini veren,
Katalog satışı üzerinden %45 e varan kazanç sağlayan,
135 ülkeye ihracat gerçekleştiren,
3000 den fazla ürünü bulunan,
Hiçbir yatırım yapmadan kendi işinizi kurabilme imkânı ve yüksek gelir elde etme hakkı veren,
Miras bırakabilme imkanı olan,
GDO içermeyen üretimde kullanılan maddelerin İyi Üretim Uygulaması (GMP) ile ürünlerimizin üretim sürecinin başından tüketiciye ulaşana kadar sağlık,
güvenlik ve çevre standartlarına uygun üretildiğini garanti eden,
Türkiye'nin İLK yerli erkek parfüm ve aftershave serisini üreten,
Kozmetik sektöründe, T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından seçilen 4. AR-GE merkezinde ürünlerimizi geliştirmekteyiz. Ürünlerimizin
dermatolojik testleri Avrupa’daki akredite laboratuvarlarında yapılmakta olan,
Geri dönüştürülebilir ambalajları ile çevre dostu olan ürünlerimiz islami kurallara uygun olarak denetlenen ve üretilen, HELAL SERTİFAKALI
Ürünlerimizin sürdürülebilir ve tekrar edilebilir prosesler ile üretildiğini ve her ürünümüzün kayıt alındığını gösteren İSO Belgeleri’ne sahip
Doğrudan Satış Derneği’ne (DSD) üye
Huncalife olarak dünya markası yolunda desteklendiğini gösteren TURQUALITY desteği ile dünyanın dört bir yanında güçlü markalara sahip
Sipariş verdiğiniz her üründe %100 HUNCALIFE GARANTİSİ bulunan , GÜÇLÜ, GÜVENİLİR ve KÖKLÜ bir markayız.
Altaki linki tıklayarak temsilci ve ürün siparişi yapabilirsiniz .
http://www.huncalife.com.tr/Default.aspx...












5 Aralık 2016 Pazartesi

Yeni iş fikirleri

     Yeni global ülkelerde yeni iş fikirleri cazip ve gelir getiren bir sektördür . Günümüz insanları büyük binalarda ve yüksek kalabalık binalarda yaşıyorlar ve manav market sorunu her zaman olmaktadır . Hele ki baba işte annede evle meşgul . Bu iş zahmetli çünkü bu zamanda büyük şehirlerde manav marketler azalmakta büyük avm'ler yüzünden , arabanız da yoksa alış veriş için oraya gitmek için bayağı bir zahmete girilecektir .


Gezici bir market açarsanız her şeyi ile donanımlı , müşterinin ayağına gittiğinizde müşteri daha çok alışveriş yapacaktır.


1 Aralık 2016 Perşembe

Bu gün dağlarda kar var

Bazen sabah olmasın dediniz mi sabah , hele hava buz gibiyse .Çocukluğumdan beri bu çocukların sabahın köründen kaldırıp okula yollamalarına kızıyorum . Çocukları okula yollamak ne kadar zor . Bir de her gün olunca , anneler için mi zor yoksa onları sıcak yataklarından kaldırmaya zorlandığımız çocuklar için mi zor .
 Hayata ne kadar erken başlarsak iyimi acaba . Çocuklar tatile girdimi , anneler uyumak ister ama o zamanda o uyanmak istemeyen çocuklar sabahın köründe ayağa dikilir . Anneler evde oturuyor ya ,onlar bireyleri yetiştiriyor ve asla ne tatil ne emeklilik nede istirahat var onlara . Kadının yükü ağır ama ona yapılan muamele daha ağır . Kadın eşinden dolayı sigortalı oluyor ama ayrılınca eşinden dımdızlak ortada kalıyor ve hiç bir güvence kalmıyor. Kadının her türlü sigortalı olması gerekmez mi,
medeniyet diyorlar ama hala toplumun temel taşı anneye ve eşe hala gerekli olan güvence sembolik .
Devletimiz çok büyük umarım benim bu düşümcem hayata geçer ..Kadınlar eşlerinden ayrılsalar da annelik işi bitmiyor .
  Sabah sabah ,dağlara tepelere bakıyorum , ne kadar güzelmiş , mis gibi hava ve burnum buz gibi .Dağların eteklerine kadar kar serpilmiş . Aralık ayı kendini iyi göstermiş . Yılın son kapısı ve soğu ile kendini uğurlayacağa benziyor . Evet zil seside çalıyor , evet çocuklar bismillah dersede başladı .
EE bizde mi başlasak , Gözüm hala karlı tepelerde , ah anneciğim , insan anne olunca annenin değerini ve zahmetini biliyor .
   O uzun gecelerde kulağıma üfleyip kulak ağrılarım da beni yalnız bırakmayan , çare bulmak için hırpalanan annem .  Evini sıcak temiz ve aşını her gün tastamam yapan annem , eve gelenenler hiç sormaz , o kadar dağıtılıp dökülen ve pisletilen şeyler nasıl her gün düzenli olur. Bir gün oğlum bana anne ya senin işin bu ya. Sen işini yap , bilgisayar senin neyine . Bana mutfağı gösterdi ya. Canım sıkılmadı değil ha.
  Aslın bende üniversite bitirmiş ve bir o kadar da çalışmış bir insanım ama iş işe gelince ne diploma ne  o çalışmmışlığım yok ortada . Çünkü baba evinde çalıştığımda sigorta köyde ne arasın , sen çalış çabala . Sabahın köründe kalk hayvanlarla uğraş , süt sat ,ezan verince eve gel . Ve o gün akşamda en son yat . Okul bitse ne olur ,iş olmayınca hadi evlendik orda da çocuk ve ortak çalışmada yine sigorta yok , çünkü sen ödüyorsun ya . Ne kazanacan nereye verecen , eşin sigortalı ya !!!! Sana gerek kalmıyor.

Enteresan olan hayatta hiç bir güvencemin olmaması . Devletin kapısını aşındırsan ne olacak , İnsanlar çift üniversite bitirmiş , Biz hayatı bitirsek ne olacak. Ey karlı dağlar ne kadar ağır geldiniz sabah sabah .
Şu sigorta işine de aklım ermiyor . Ya yıllarca ödüyorsun sağlık için sonrada emekli parası oluyor . Hayatımızı da sigortalasa ya. Borca harca , ekmeğe yemeğe,eve . İnsanlar bu kadar sıkıntıya düşmese .
İşsizlik çok zor , iş olsada sabahın köründe gidilseya . Ay sonu çabuk geliyor iş olmayınca . Bu zaman çok zor eskilere nazaran . Eskiden bu kadar kolay ulaşım bu kadar çok iş çeşidi ve çalışma alanı yoktu. Şimdi kışın kör soğunda bile çalışmasak , Yaz ayında kışlığını hazırlamayan Ağustos böceği gibi dımdızlak kala kalıyorsun .
Şu soğuk mu insanları geri tutacak tipimi . Evet kara boğaz olduğu sürece kalkılacak ve bu devran böyle sürüp gidecek. Bazen şu dağlara imreniyorum , hep ayakta ve dimdikler, Hayata hep yepyeni kışlar ve baharlar geçirerek duruyor. Kısacık ömrümüzde biz az sayıda ki kış baharı geçirmekte zorlanıyoruz .

26 Kasım 2016 Cumartesi

Bir iş yapmak için neler lazım

     Hayatımızı düzene sokmak için en gerekli şeyin düzenli bir işin olmasıdır . Düzen iş derken , bizi zamana karşı , huzurlu bir şekilde yaşamı idame etmektir . Eger paranız yoksa öncelikle ne yapabilirim soracaksınız . Hangi iş elimden gelir . Küçükte olsa bunu gözünüzden kaçırmayın . Eğer internet gibi bir nimetiniz varsa bunu burada kocaman bir işe çevirebilirsiniz , sakın küçümsemeyin . Burada sadece sabırlı olmanız gerekiyor . Hayat zaten zamanı iyi değerlendirip sabırla bir işe yoğunlaşanlara gülüyor . Sabırsız olanlarda kazanamıyor . Zamanı ve sabrınızı bildiğiniz en iyi işe yoğunlaştırın .
Öncelikle yapacağınız işi seçip , ne için yapacağınıza konsantre olacaksınız . Para kazanacaksanız , ona göre de sabrınızı daha fazla artırmanız gerekmektedir .
Etrafınızdan yardım almayı unutmayın , her bir bireyin size nasıl bir faydası olacağını kestiremezsiniz . Luzumsuz , sorumsuz ve zamanınınzı çalan insanlarda kendinizi koruyun .
Bir işe başlarken , önceliğinizi belirleyin , en ince ayrıntısına kadar , planlayın, en kötümser den en iyimsere kadar kendinize sorular sorun . En kötüsü ne kaybedeceksiniz, bu iş yaparken ne kadar zaman sürer , zaman çok önemli çünkü , sizde bu arada yaşlanıyorsunuz ve gençken insanları işe alıyor ve geri az bir imkanınız kalıyor . Meslek sahibi iseniz , işiniz daha kolay . Ama bazen işiniz eşiniz ve yeriniz o iş yapmanıza manide olabilir . Yapabileceğiniz işi ,çok düşünmeisiniz , ileriki zamanlarda o iş size ayak bağı olacaktır. Bazı işlerde tatil yoktur, kendinize ve etrafınıza zaman ayıramazsınız . Ailenizden çok o işle meşgul olur ve ailenizden çok uzak kalır ve ileride siz yanlız kalırsınız . Bu zaman da 7/24 saat çalışsanız da ne zaman yetiyor ne para.
   
 
İşin peşinde koşacaksınız , o iş için evde beklemeyecek ,koşturacak ,işin peşinden kapı kapı dolanacaksınız . İş size gelmez siz işin peşinden koşturacaksınız. Bi işin ucundan tutunca ona sımsıkı sarılıp devamlılığını sağlayın . Unutmayın iş sizi bulmaz siz işi bulursunuz . Azminiz ve sabrınızla o iş iş olur . İmkanınız varsa bir işle yetinmeyin interneti de kullanıp ordan mal satabilir yada yazma ve okuma kapasiteniz varsa onuda değerlendirebilirsiniz .

18 Ekim 2016 Salı

Göz görmeyince gönül katlanırmı

Gece insanların dinlenip , uyuyup , sabaha dinç kalkması içindir elbet . Lakin beyniniz dolu olunca pek uyumak mümkün olmuyor . Bu gün hava soğuktu üşüdüm , ama gezerken ve etrafı kolaçan ederken , insanlara bakındım , sanki defileye çıkmış gibiydiler . Ama bu sadece bize has değil ki , dünyanın her şehri bu şekle büründü . Doğallık yok etrafta . Konuşmalarımız bile kırılacak cinse döndü .
Gözümüz görmesede mesafelerin kısaltmasını teknolojiye borçluyuz . İnsanlara bakıyorumda sohbet denen şeyde kalmadı . Sohbet parmak tuşlarına düşmüş , gözler ekranda . Yürüyen ruhlara döndük . Mevla ne için bu bedeni verdi ki , hissetsin ,dokunsun , yaşatsın diye vermiş ama görüyorum ki , gittikçe her şey sanala doğru gidiyor .
    Evden çıkmak ,gezmek , dolaşmak malesef , parayla , Gözünüzün gördüğü bir çok şeye öylece bakıp gidiyoruz . Elinizdekiyle yetinmek zorundasınız .Teknolojinin ve sanayileşmenin kötü yanı çok şeyin olması . Sanki bu her şey ihtiyaç oluveriyor . Kullan at , kullan at .Hiç bir şey yetmiyor , ne maddi ne manevi ne de sanal .
 Kış beni zorluyor bu grip illeti , sinürzitle birleşince aile boyu beni etkiliyor . İyleştiren bir ilaç olmaz mı daaaa . Peçetesiz gezemiyorum . Laz oluşum beni kurtarıyor bu durumdan dayanıklıyuz da .
   Okulun ikinci ayına girdik sorunlar çoğalıyor , bir anne olarak bu eğitim sistemi beni boğuyor .Küçük oğlumun öğretmeni yok bir haftadır ve öğretmenimizin bu dönem çok sıkıntısı var , okulda yedek öğretmen yok , hademe yok , bekçi yok .öğretmen yok . Büyük oğlumsa kısa süre öncesine kadar yanlış yönlendirmeden dolayı hazır açık lise okuyacaktı , şimdi ise normal bir okula başladık ama görüyorum ki , oğlum memnun değil ,çünkü bu okulda da ya çocuklar fazla sorunlu yada öğretmenlerimiz yeni  yetme çocukları toparlayıp dersleri anlayacakları şekilde anlatmıyorlar . 9 sınıftan sonra ki çocuklar ve en düşük puanlı okullardan . Ben kızıyorum bu puanlama işine , benim evime yakın olacak okul , çocuk yolda harcamayacak gününü . Bu okullara atanan öğretmenlerinden puanlama sistemimi var acaba . BU çok haksız bence , esas bu okullara çok iyi öğretmenlerin atanması gerek . İyi bir öğretmen çocuğa öğrenme aşkını öğretir . Bu çocuklara hiç bir fırsat verilmiyor .
  Aileler  ,  neden iyi okul ,arasın ki , evladının geleceğini düşünsün . Başkalarına rant çıkarıyorlar .
Neyse bakalım neler olacak , çocukar okuldan memnun değiller , bu durum ister istemez benimde canımı sıkıyor . Hayat zaten zor ve onların geleceğini etkilemesi , ister istemez beni üzüyor .
Neyse bu gün arkadaşım , komşumla gezdim ya farkettik ki biz kaldığımız bu güzelim şehri hiç tanımıyoruz . Aslın da çoğumuzun da bilmediğinden eminim . Belki yeni aldığımız kararla oraları gezersek ,, Yazacak yeni şeyler bulurum . Ey gece savaşta olanlara rahatlık ver , ey gece hastalara Allah şifa versin Şafi olan ismiyle , ey gece sıkıntıda ve darlıkta olan rahatlık , fakirlere sıcak ve rahat bir yuva aş ...........ey gece gözümüz görmese katlanırmı sıkıntılara ..........


26 Ağustos 2016 Cuma

Tarih tekerrürden ibarettir okulları içi boş dört derslik duvar

      Yaşamın kıyı köşeleri , tıpkı yelkenli gibi dalganın vurduğu tarafa doğru atıp duruyor bizleri . Hayatımızda ki ve çevremizde ki insanlar da kendi dalgalarıyla bize fırtına estirmeye çalışıyorlar .
Kendi ülkemiz dışındaki yaşamlar nasıl etkiliyorsa bizi , dünyada öyle etkiliyor .

Savaşlar ve ölümler birileri için kazanımsa da , orada yaşayanları vurup savuruyor . İnsanlık öldü desem,  biz neciyiz ,, Kötülerde , iyilerde bu dünyada sınavını verecek , sonuç , her insan verilen zamanı bitirip öte tarafa gidecek . Savaş şimdilerde dilimizde , dünya kurulalı beri bu savaş hep oldu olacak . Birilerinin menfati diğerinin acısı oluyor.
Gözümüzün gördüğü şeyler yüreğimizi yakıyor , acımakla , üzülmekle de bu işler bitmiyor .Şöyle bakıyorum da ne kadar fırtına olsada , etrafta olmayan yerlerde hiç bu fırtınanın zararını bile görmek istemiyor insanlar . Hayat devam ediyor , bir maaş geçim derdi var ya . Dünya yıkılsa her şey kopsada  bu kara boğaza düzenli bir iş gerekiyor . İnşallah devletimize bir zeval keder ilişmez , birlik ve beraberlik içinde yaşarız .
 Köylüyü beğenmeyenlere sesleniyorum ,kalem tutmakla karın doymuyor , eğer o nasırlı eller olmazssa , o kalem tutanlarda bir gün orak tutacak . Çünkü köylüde çocuğunun iyi yetişmesini istiyor, tarım biterse , işçi kalmazsa , Masa başı karın doyurmayacak .. İnşallah devlet tarıma adam gibi el atar . Köylü biterse , devlette biter . Çünkü Köylü devletin temel taşıdır .
Bu aralar yanışları yaşıyorum , Etrafta okul var ve ben çocukları uzak yerlere vermem gerekiyor .Sebep ne çünkü oraya gelen çocuklar sınavlara iyi hazırlık yaptılar . Onlar çok mu zeki sizce , Şehir dışındaki çocuk gelecek o kadar yolu birde vuracak , ne kadar masraf , yarabbim , çocukları at gibi koşturmaktan daha hayata başlamadan hayattan bıktırmaya ne hakları var . Ömürleri servisle geçiyor , bisiklete binip yada yürüyerek okula gitmediği için obez çocuklar çoğaldı.  Adam gibi şehirleşme planı yapılmıyor , Çocuklara okula yakın yerlerde oturmalı , anne babalar servis parası ödeyebilmek için nelerden kısıtlıyorlar . Birde KÖylüler oKutmuyor çocuklarını diye söyleniyor . Halbuki köyde yetişen çocuk kendine yeten bir çocuktur . Sadece derslerine çalışmaları için okuldan çıkmadan önce bir saat sırf evde çalışılacak zamanı sorumlu bir öğretmenin sayesinde , geçirilirse , o çocuklarda iyi okullara gidebilecektir . Evde anne baba ,yokken o çocukların da çalıştığını var sayarsak ki nasıl ders çalışmasını bekliyoruz . Hele tv ve bilgisayar tabletlerde boş vakitlerin hırsızı olduğunu düşünürsek , kötü okulun olmadığını görecektik .
Milli eğitim bakanlığı bu teog işini kaldırsın ya , çocuklar lise girdikleri vakit zaten olgunlaşmaya başlayıp , ilerisi için ne yapacağına karar veriyor . Zoraki bir okula gidiyor ve hayatını o yönde devam ediyor , neden çocukların geleceğini çalıyorlar . Y a devletin kaybetti milyonlarca varil petrolün servislere gittiğini hesap etmiyor . Birde servislerin çoğu makbuz karşılığında taşımıyor , çocukları . Annelerin en büyük kabusu çocuğu uzak bir yerde okutmak .
BU da bir savaş kadar zarar veriyor devlete .Etten püften şeyler ailenin kamburu olup çıkıyor .Çocuk okutmak en pahalı iş bence . Bunu farkeden dershaneler işi ticarete niye döktü ki . Bu devletin ayıbımı bilmem ama , anneler ve babalar hele ki devlette işi olmayıp kazancını kendi kazanmaya çalışan , bu insanları bu kadar zora sokmaya kimin hakkı var . Umarım bu yanlışlardan dönülür ,çocuklarımıza sosyal bir aktiviteye sokamıyoruz , devlet , her okula her aktiviteye yerleştirse ve bunu zorunlu yapsa okula çocuğu yollamanın bir anlamı olacak .Dört beş derslik koyup , saçma sapan küçücük bahçesi ile okul demek , çocuklara hakarettir . Her çocuk zekidir , sadece iman meselesi hepsi bu . İnsanlar çocuk yapın demekle olmuyor , o çocukları yetiştirecek okulların olması gerekiyor . Anne baba çocuğu için korkmadan yaşaması gerekiyor . Çocuklar gerçek bir okulda yaşarsa , o ülkeye bir şey olmaz . Bizim okular sadece alfabeyi ve sayı saymayı öğretiyor . Çocukların ideali yok , ne olmak istiyorsun diyorsun dediğin de bön bön bakıyor . rUHSUZ VE MARKALI YETİŞEN ÇOCUKLAR yETİŞİYOR...
Eğer çocuklar iyi yetişmezsse birilerinin elinde oyuncak olur ve bu zamanları görür oluruz . Çocuklarımızı adam gibi gerektiği gibi yetiştirmek gerekiyor .  Okulun okul olması gerekiyor ,dersleri yaşamaları gerekiyor, yazın bile sosyal aktiviteleri olup çocuğu okuldan ayırmadan tatilin geçirmeli. Spor aktivitilerinden tiyatrosundan el becerisinden , tarıma kadar her branşı bulundurması gerekiyor .

23 Ağustos 2016 Salı

Domates düşmanı beyaz sinek

Bu sinekler aynı , gerçek hayattaki gizli düşmanlar ,siz o kadar emek harcarsınız , o sinekler gelir bahçenizi savaş alanına bırakıp gider ,elinizde kalan dımdızlak saplar ve kurumuş yapraklar.
Organik besleneceğim davasına bu sinek bahçemi yok ediyor . İnternette bulduğum doğal ilaçlarda ona fayda vermiyor . Amerikan sineği de deniliyor bu meret hayvana . ONların mahlukatının neresi fayda verecek ki bize fayda etsin . En son ev kadınını moduna girdim ve sizce ne sıktım onlara çamaşır suyu , o bile vız geldi onlara . yavrularını bırakıp bir virüs gibi yaprakların özsuyunu çekiyor . Salatalar ve domatesler en hasası , Allahtan biberler sağlam .



22 Ağustos 2016 Pazartesi

Ne demeli hayatımız gerçek, tatil bittimi..

İnsanlar beklentileri doğrultusunda yaşamaya gayret ediyor . Uzak bir  yolculuğa çıktım , yolculuk dediğin , keyifli olmalı bizimkisi , biraz çocuklarla olunca , yorucu,. Memleket havası alalım dedik te ,
anne olmayınca karşılayan , seni toz toprak bekler , yol yorgunluğuna , temizlik te eklenince , canım yeşillik ormanlık gözüne gözükmez . Etraftaki çam ağaç kokusu ve mis gibi bulut kokuları , evet bulut kokusu yazdım , bulut kapının önünden geçiyor, ee o kadar yüksek yaylalarda olacağı bu . İdealist biri olduğum için her geldiğimde burasının turist cenneti yapıp , kendi insanımın geri getirmek çok güzel olurdu . Elin adamlarına işkence misali iş yaptırıp paralarını alıyorlar . Gelsinler görsünler benim kapımın oradaki , iki karışlık kurbağamı , birde eşi var oda kocaman . Karşıda yayılan geyikle yavrusunu ,şansınız varsa yada illede ayı görecem derseniz gece bekleyip şansınıza meyve yemesini bekleyeceksiniz . Birde domuzlar var karşıya düşman , o ne çok sevdikleri bir kök var dağın yamacını delik deşik ettiler . Evet balkondan yeşili seyretmek güzel birde komşular ekleniyor, hoş geldine . Zamanla gece toplaşılıyor ve o enfes sohbetler ilginç hikayeler , gecenin uzayan saatlerinde çaya eşlik ediyor .
Uydum bozuldu iki hafta onla uğraştık , sonunda tüy dokunuşla olu verdi , sanki her şey sırayla, burada turşu patates ve peynirli ekmek yiyeceksiniz tereyağı ile enfes . Kiloda almazsınız merak etmeyin , gün içinde eriyip gider burada patikalar ve yokuşlar sizi zayıflatıyor .
SEksenine dayanmış insanlar arkalarında kocaman odun yükleriyle beni utandırıyor , ben olsam altında herhal de ezilirim . Ot biçme zamanı her yeri karış karış biçiyorlar tırpanla  kışa hazırlık. BU arada cenazeler gün aşırı geldi , yaşlılar terki diyar etmişler , düğünlerde bu yüzden erteleniverdi . Birinde ağlarken , diğerinde yeni hayat için gülünüyor .
Velhasıl burası yemyeşil cennet .Suyumuz yağmur suyu , direk musluktan akıyor onada saat takacaklar . Eve gelişte aynı depdebe ,aynı şeyler , komşularım hepsi yerli yerinde , yukarıdan aşağıya inince , sanki ışık daha parlak geliyor . Ne demeli inşallah seneye tekrarı nasip olur .Eklediğim fotoğraflar eski ama aynı , değişen sadece benim...



25 Mayıs 2016 Çarşamba

Ön yargınızı bende biliyorum da tebesüm ediyorum ,kardiiiişş

ŞEMSİYE ŞEMSİYE ŞEMŞİYE ....

İnsanların beynindeki sabit fikrinden olsa gerek,neyin neyle alakası var , olup olmadığını , kendi beynince bilir ,birini eleştirmek isterken, lütfen kendinize şunu sorun size ,neden yiyorsun neden giyiniyorsun,neden sorusunu soruyorsa ,ama karşılığında cevabına rağmen hayatında bu konuya vakıf olmak için ,çaba sarfetmezken, bir kere bile neden çuvaldızı kendine batırmıyorsun. Bir insanın size zararı yokken ona karşı cephe almanız,ön yargılarınızın ne kadar çok olduğunu gösterir.Bence böyle olmamalı derseniz , sizin fikriniz ama o karşınızdakinin fikri değil zaten olay yaşıyor. Yaşamadığınız şeye fikir beyan ediyorsunuz .Hatta eleştiriyorsunuz . o zaman Önce yaşayın bakın bu fikir ne kadar gerçek veya yanlış .Yada yapamıyorsunuz o zamanda lütfen gözlerinizden o manayı silin. Herkes ne ekerse onu biçecek .Sadece insan olun,kimse kimseden üstün değildir, ne rengi nede ırkı,ne makamı,nede parası. Bir lokma ekmeği bile paylaşamıyorsanız . EVİNİZİN ETRAFINDA AÇ GEZEN İNSAN VE HAYVAN VARKEN , NE KADAR ÇAĞDAş olduğunuzu hatırlayın.Küfür etmekle karşınızdakine , hiç bir şey olmaz, birini sevmiyorsunuz diye de kötü olmaz. Her şey gelip geçici unutmayın kimse dünyaya kazık bağlayamıyor malesef .Üzülmeye değmez yani ,kötü düşünce sahibine zarar verir. Eğer ki ben karşımdakine tebesüm edip , günaydın diyobiliyorsam ,ona selam verebilipte karşılığını alabiliyorsam,benden korkmayıp bana güveniyorsa , sorun nereden kaynaklanıyor. Lütfen dünyada her rengin olduğunu unutmayın, bazen de o renklerin karışımından muhteşem renklerin var olduğunu unutmayın. Allah herkesi zengin kılmaz, herkesi de fakir yapmaz yada orta halli, okumuş,okumamış, hepimimizin birbirimize imtihanı vardır. Zengin parası ile ,fakir,sabrı ile,cahil teri ile , okumuş kalemiyle imtihanı var .Dünya fani ,kimseyi üzmeye değmez, karşınızdakini eleştirmekten ve kem gözden kaçın artık, sevin ve yapıcı olun. Neyi ne kadar biliyorsunuz, ki insanlar profösör ve doçen t olmak için ömürlerini bir konuda harçarlar, ama işlerine geldimi bildikleri iki şeyle hayata papuç bırakmayan ön yargılılar var işte.
Şunu unutmayın bir şeye inanmıyorsanız , sizin fikrinizi kimse yıkamaz. Her şeyin başı inançtır. Bu din de olur hayatta ,her şey de ..Karşınızdakine saygı duymak zorundasınız ,ama ona zorla ,bu böyle olacak, diyede zorlayamazsınız .Her insana yapılan kötülük sizede yapılmıştır, Bu gün ona yarın size, yada çocuğunuza ,ailenize olacaktır. Empati kurmayı öğrenin, size yapılmasını istemiyorsanız karşınız dakinede yapmayın.

20 Mayıs 2016 Cuma

Benimde guruplarim var ama guruplarim malesef az kişi var.

Hani bir şeyleri paylaşmak istersiniz hemide biraz da o işten kendiniz pay çıkarırsınız . Ama gel görün ki paylaştığınız insanlar ,neyi  neden paylaştığınızı anlamıyorsalar , sorun ne diye sormaya başlıyorsunuz . Hani her kese vakit ayıralım desek o da olmaz kendi yaşam alanınızı kaybedersiniz .
Gerçekle sanalı ayırmayı kesinlikle bilmelisiniz yoksa zamanınız heba olur gider .https://www.facebook.com/Aksefasi.sosyal.site/   işte size bir facebook gurubumun adresi zamanla inşallah çoğalır , tabi gurubun paylaşımları olması gerekiyor ki ,gurup çoğalsın.
https://www.facebook.com/kadinlarvetoplum/ bu da bayanlar için oluşturduğum bir gurup oldukça bilgi verci olması için sarf ediyoruz.
https://www.facebook.com/Cocuklaraozel61-359700557425364/  bunu da çocukları olanlar için yaptık , her kesi bekliyorum .




İnsan kendi hayatını bilir , başkalarıyla yaşar ama bazan da kendi hayatını bile bilemez .Ben şanslı olanlarındanım , çünkü hayatı olduğu gibi kabul ediyorum , ona fazla müdahale etmiyorum, gerektiği gibi doğal gitmesinden yanayım .
Ben ben olmalıyım başka karakterlere bağlı kalmayı istemiyorum . Aslında en zoruda bu , kendiniz olduğunuz zaman dışlanmanız kesinlik kazanıyor . Neden mi , ben karşımdakine bana yakınlığınca muamele ediyorum .Ama onla illaki beni kendi biçtikleri dünyaya koyma yerindeler . Ben safi bir köylü olmayı tercih ediyorum . Şehirde yaşamak bunu elimden almıyor .Şehirli olmak demek değildir kendi özünü kaybetmek . Ben bacıyı, abiyi, dayıyı,emmiyi, halayı,teyzeyi makam olarak gördüm, burdaysa ısrarla hanım efendi , bayan, hanım teyze,hanım abla ,bey amca,beyfendi , deyince ne oluyor , aklım almıyor, buna nezaket diyorlar bense ukalalık .
İnsan samimi olmalı , deyiver o zaman Seyhan Hanım diyecekseniz, Yabancı ile ne diyeceksin, Ben isim vermem ki zaten gidecek ,ne diyeyim .
Benim çocukluğum iki yaşına kadar karadenizde ,geriside akdenizde kıbrıs adasında geçti ,sonramı , sonra evlendim burdayım yani Yeşil Samsunda .
İnsan nereye giderse gitsin bir hikayesi vardır. Her birimiz birileri ile yaşarız ama aslında yanlızız . Çünkü birileri ile beraber olduğumuz anlar sayılıdır , çıkarlarımız ve menfatlerimiz bitince size yer kalmıyor .
Ben yanlız değilim ,olamam da , benim kafamda bir çok kişi var . Aslın da herkesin içinde var da işte onu ortaya koyamıyor . Millet ne der ,elalem ne der, komşular ne der v.s.v.s
Benim içimde bir çok insan var , kişiye göre o beni gösteriyorum . Ama siz göstersenizde sizi siz olarak bilirler . Niye mi , markanız ve bir itibarınız kılık kıyafetiniz neyse ona bakıyorlar . O yüzden ne gördükleri pek önemli değil .
Her ne ise insan kendini insanlara anlatmak zorunda değil ya. Bazen yaptıkları da ona biçilen roldür.
Doktorsan her yerde bir doktorsundur , yanlızca kendin gibi olanların yanında sensin. O da rütbene bakıyor .
Ne kadar okul okusa da bir insan , insanlığı yada kazancını bu belirlemez .Çevren geniş olacak bir kere . Abiler ablalar dayılar ve siyasete yakınların olacak . Yada çok zeki ve çalışkan olmalısın  .vs. v.s
Bizde ne mevki var nede makam , ne de çevre , olanıda kaybettik .Dünya denilen bu üç günlük handa bekleşiyoruz işte . Arada birilerine faydamız olsun diyoruz , oda ne ala .

İnsanlara yardım etmekte pek fena yaaa., Karşılığını vermek istiyorlar hemencek . Niye alta kalınmayacak ya . Etsen bir türlü etmesen bir türlü. İnançlarım önce geliyor , hayatımı onlar belirliyor . Menfatlerimde bile önce .İnancıma terse elimle geri atıyorum. Ama onu bile anlamak istemiyor insanlar. Çünkü onlar olsa geri çevrilmeyecek .Sizi zorluyorlar kendilerine benzetmek istiyorlar . Siz ne hissediyorsunuz onlar için önemi yok .