31 Aralık 2016 Cumartesi

Gurbet benim içimde ben gurbetin içinde

Yeni bir yılın sabahında her şeyin güzel başlaması temennisi ve niyazı ile Yüce Mevladan hayırlara vesile olması duası ile ...
  Gurbette olanlar bilirler , gurbeti hatırlatan her kelime her anı sizi bulunca içinizde cız eettirerek yüreğinizi titretir . Hele bu kışın soğu ile bambaşka bir boyuta giriyor .... Gurbet bazen çok uzakta olmanızı gerektirmez bazende mesefaler bile yetersiz kalır bu kelimeyi açıklamaya..
İşte bu şarkıyı duyunca makaralar kopuyor , toparlayabilirseniz toparlayın  ..
Mesele gurbet mi , yoksa o gurbette yanlız kalıp hatırlanmamak mı bilemiyorum .. Ah bir off çektiren dünya , etrafımızda ki sevdiklerimiz tıpkı şu kışın içindeki ağaçlar gibi yaprak dökmüş ağaçlara benzedik . Sevdiklerimiz , alışkanlıklarımız birer hikaye gibi geride anı ile kaybolup gidiyor ve biz uzaklaştıkça uzaklıyoruz .. Hayallerimizin peşinde gittikçe , gerçekleşmeyen hayatın fırtınası ile savrulan bizler . Gurbeti bile yaşayamıyoruz , niyemi hayat bırakmıyor .
  Bazen laz damarım heyttt ulen diyor , bu ne iştir biz karadenizin fırtınasını rüzgarına genlerinde taşıyan , dağlarının karını soğuunu ve o tipisini bilen ruhumuza ne işler diyorum da. Malesef bir dem söz ve yahut şu bitmeyen yağmur karamsarlığımı artırdı .
  Uzun zamandır da büyüdüğüm Kıbrısın güneşinin yakıcılığını belkide arıyorum .. Ama gerçek şu yaşlanıyoruz ve geçmişin ne kadar güzel olduğunu düşünmekten kendimi alamadığım .Neden hayat gittikçe zorlaşıyor , hani kolaylaşması gerekiyor aslında.
  Artık belkide insanlara katlanamıyorum , yada kendime . Bu kadar kaosun içinde yaşamamız gerekiyor . Üzülüyoruz savaş için , terör için , komşu için , üzülüyoruz , geçim için üzüyorlar ya ...
Birileri kötü emelleri için bizleri üzüyorlar , ellerine ne geçiyor . Birer maşa olmuşlar ve insanlığa kıyıp bir kenarda seyir yapıyorlar en masum pozlarda  ...
  Bakıyorum şöyle anılara , aynı senaryoları görüyorum ve aynı şeyler için insanlar gene birbirlerini yiyorlar .. Nasıl unutuyorlar geçmişlerini , sanki format yiyorlar ve belleklerini yitiriyoruz milletçe .
Saçma sapan dizi üreten ve bize aptal muamelesi yapan ve romantikliği bile yerlere atan sevgiyi eziyete dönüştüren herkesi kınıyorum .
 Şimdiki çocuklara acıyorum , çocukları var yemez yapıyoruz , ne sevmeyi ne aileyi ne geçmişi nede geleneklerimizi bilmeden bu vahşi medyaya kurban vereceğiz .
Oyunları hep vahşet , acayip canavarlar  ve en kötüsü duygusuz birer çocuk olup çıkıyorlar . Bu gün fark ettim ki bende o kervana ramak kaldım . Cendy  şekerlerle kafamızı bloke yapıyoruz . Acı çekmeye ve üzülmeye bile kendimizi çok görüyor piskolojimizi ilaçlarla tedavi ediyoruz . Birçok hastalık türedi .. Vucudumuzun reaksiyonu bu , insanı Yaratan sevgi amaçlı pogramladı , ama gel görkü ne kadar şeytani icat varsa , kalbin sevme gücünü öldürmeye pogramladılar .. Adamlar sevmeyi zevk haline dönüştürdüler işi başka boyuta indirdiler , insanlar doymaz oldular çünkü görseller attı . Sanıyorlar ki anlık zevkler onları doyuracak ve bir bakıyorlar ki hepsi birer kabus gibi insanı zehirleyip yanlızlaştırmış .
 İnsanlar kolay aşık oluyor , seviyorlar ve hemen birbirlerinden bıkıyorlar . Bu zadece insanlar için değil eşyalarımıza bile aynı davranıyoruz . Tüketiyoruz toplumca , bir yenisini alıyoruz , eskimeden başka bir şey alıyoruz . Eskimeden atıyoruz ya .. Kendimize gelmemiz şart bu böyle giderse o kaçınılmaz gerçek savaş başlayınca dünya yeniden teknolojiyi sıfırlayacak . Halebe bakın , o Halep ki taş üstünde taşlaşmış bir şekle sokuldu , ne için . Ya ne için oldu sorarım , O insanlar bekle bizi Halep geri geleceğiz  deyip göz yaşlarıyla bir gurbete çıktılar .. Gurbet zorakimi sizce , hangi gurbet daha iyi ... İnsanlar insan olamadıkları için sevmeyi sevilmeyi öğretemedikleri için zalim olmaya pogramlanıyorlar . Çocuklarımıza geçmişi ve geleceği insanca öğretmeliyiz . Her şeyi hazır verip onları tüketen değil yapıcı birer birey yapmalıyız . İnanın bana şu tuşlar yerine kalem kullanmayı isterdim lakin kalemi nereye koyduğumu sorsanız bilemeyeceğim .
Gurbete çıkın ve yüreğinizi öldürtmeyin , yanınızdakilere daha çok değer verin , okey , şeker , paylaşımla hayatınızı zamanınızı bitirmeyin . Her şeyin azı karar çoğu zarar bilin ..



12 Aralık 2016 Pazartesi

Dünya mazlumlara kör olur

Dünya savaşla barışı çözemediği sürece , devletler arası terör sürecek ve bir çok canlar sönecek.
Katliam mazlumlara , sömürülenlere .
İnsan TV ye yada haberlere bakmak istemiyor . Lakin gördükçe , geleceğe insan yetiştiren biz anne babalar ,geleceği hiç parlak bakamıyoruz .
Şehitleri ve katledilen insanları gördükçe , dünya nereye gidiyor diye , rahat bir uyku ile yatamıyoruz .Her birimizin yakını bir yerlerde ekmek parası kazanma peşinde ve başına heran bir şey gelme ihtimali ile sıkıntısı bizi zaten zor olan hayat mücadelesinde dahada üzüyor .
    Biz müslüman aleminin neden birlik içinde olmadığını hala anlamış değilim . İslam gibi bir dine mensubuz ve esas şeytanlar bizde mevcut . Üç günlük dünyada yaşamak kolay değil , evet bir gün öleceğiz ama neden bu kadar kötü bir hayat geçirtiyorlar ki . Yüz yıl medeniyet de güya . Peki bu medeniyet savaşa bir son mu verdi , insanları açlıktan mı kurtardı ,yoksa felaketlerden mi kurtardı .
Belki her şeye kısa sürede erişiyoruz ama malesef insanlar fazla bilgiye sahip olmaları eski çağlardan üstün olduğunu göstermiyor . İnsanlar insanca yaşamıyor ve gözümüzün önünde öldürüyorlar ve biz hiç bir şey yapmıyoruz . Sadece bakıyor ve seyrediyor yapanlara ortak oluyoruz .
 Çocukları okula yolluyoruz onları eğitmeye daha iyi bir hayata hazırlayalım diyoruz ama gelecek böyleyse neye hazırlıyoruz ki.
Birileri para , mertebe ,ünvan ,kazanacak diye ....
   Global dünya , ülkeleri mi yoksa silah üreticileri mi kazanıyor . Kim kazanıyor, neyle kazanıyor , savaşan ülke insanları kimle savaşıyor niye savaşıyor . O Global ülkelerin umrunda değil haberleri bile yok , onlar kendi dünyalarında ölen zaten onlardan biri de değil . Kendileri de nemalanmak için dahada gizlice el atından destek veriyorlar . Akıllarınca kazançlımı çıkıyorlar . Aslında onlar müslüman olmak için çok uğraşıyorlar . O savaşın insanı onların parlak dünyasına gidiyor ve onlara ortak oluyor .
 Onlar geleceklerini başkaları için hazırlıyorlar . Ama karlı çıktıklarını sanıyorlar . Avrupa nufusunu çogaltmıyor , geri sayım yapıyor , zenginler paralarını kedi köpek gibi hayvanlara bırakıyor .
  Gelecek şimdilik berbat gözükse de ilahi adalet başka şekilde işliyor .
Vatanını , milletini korumayan ve sevmeyen insanların bir yurdu vatanı olamaz . Kendi ırkına kendi milletinin kanını dökerek kendini imha ediyor . Olan zavalı mazlumlara oluyor . Onlarda Allah'ın onları sonsuz koyacagı cennetiyle mükafatlandırırken geride kilerde kendi imtihanlarına devam ediyor .
 Suriye kıyametin kopacağı şehir miydi , bir başlangıç başladı mı . 3 . Dünya savaşı çoktan başladı ama yokmuş gibi davranıyoruz . Merak ettiğim ağır imha silahları kimlerin elinde ve ne zaman nerede patlayacakları . Yok o silahlar güya ama bir gün birilerinin canı yandığı için o intikam hırsı ile  ellerine geçince ne yapacaklar .
Medeniyet geliştikçe aslında tehlike dahada büyüyor insanlık için .

 Göz yaşı ve hüzün bu günde ölen ailelerin bireylerinin cenazeleri gömmesi ile bitmiyor , canımızı yakanları da Allah'u Teğala kendi kanlarında boğsun . Hidayet mi erdirsin demek isterdim ama iman olmayan yerde hidayet de olmaz .
  Birde kendi insanımızın bazı kesimlerine üzülüyorum , onlar hala yaygara peşinde , ölene üzülüyor ama derdi başka şekilde üzülmek olsa ,eleştirmek değil dua ederdi . Yanlış olan öldürene kızacaksın ,
    Peki zaman bunu da unutturacak ve yenileri konuşacağız . Normalde bu konulara girmek istemiyorum , Gözlerimi kapatıp düşünüyorum kaç şehit haberi duydum ve üzüldük kimdi o şehitler
aklımda kalan bana yakın bildiğim gerisi muamma . Çünkü zaman unutturuyor , unutmamak için ise
bu zalim insanlara buna fırsat verdirmemek .
Çevrenizde şüphe ettiğiniz ve yanlış davranışları olanları şikayet edin . Tanımadığınız yabancıları gözlemleyin , bize ve çevremize zarar verecekleri teşhis edin . Onlara rahatlık vermeyelim ..
      Hepimiz aslında hayatımızı kolaylaştırıp birbirimizi kollayalım . Komşuluğumuzu dostluğumuzu ve birimiz hepimiz hepimiz birimiz olamya gayret edelim .
        Tüm şehitlerimizin ailelerinin başı sağ olsun. Hepimizin başı sağ olsun ..............

9 Aralık 2016 Cuma

Yeni Dünyayı Ne Bekliyor

   Yeni dünya deyince , zannetmeyin ki , yeni bir dünya sadece gelecekteki bir dünya . Yeni dünya deyince , haberlere bir bakın savaşlar yüzünden savaş olan yerler harabe olmuş ve insanlarını oradan kovmuş ve öldürmüşlerdir . Zaten sıfır dan başlanacaktır . Savaş olmayan yerlere de ekonomik bir savaş koyup , işsizleri çoğaltmak ve insanları işlerin eden bir yeni dünya var .
  Çok az insanın ekonomik yönden mutlu olduğu bir dünyadayız. Çünkü zenginler ,fakirleşmiyor sadece orta kesimle hizmetli olanlar işsizlik ve sıkıntı içinde oluyor .
Mertebeniz ne olursa olsun , yeni dünya yeni fikirler istiyor . İmkanı oluşturacak imkanlar ne , nasıl yapılacak , nereye başvuracağız , mesele burada .
   Ha deyincede size imkan verilmiyor . B u yeni dünya akıllı olanların dünyası , cin fikirli olmanız gerekli . Eğer küçük düşünüp derseniz ki , bir aylığım olsun bana yeter derseniz . Devamlı bir sıkıntı yumağında debelenip duracaksınız . Ek işlerle buna mani olabilirsiniz . İnternete girip elinizdeki imkanları araştırmanız gerekmekte . Yapacağınız şey devamlı olacak , bir gün yapıp daha sonra yapmazsanız olmaz . İşin niteliği pazarlamayı bilmeniz gerekiyor . Pazarlamayı nasıl yapacaksınız . Sosyal medyayı kullanın , internette yazdığınız her şey size geri dönüş yapacaktır .


Pandemiden dolayı evde çalışmak isteyenlere bulunmaz fırsat.>>

Huncalife ile Hayatınız Değişsin!

Huncalife, ek gelir ya da iş imkanı arayan, 18 yaşını doldurmuş herkese kendi iş saatlerini ve kazançlarını ayarlayabilecekleri,

yurtdışı seyahatlerinden araba kullanım hakkına, ürün ve kişisel gelişim eğitimlerinin verildiği akademilerden eğlenceli
organizasyonlara kadar pek çok fırsatı içeren yeni bir kapı açar. Temsilcilerimizin üyelikleri miras yoluyla ailesinin diğer üyelerine aktarılabilir.
NEDEN HUNCALİFE ÜYESİ OLMALIYIM
%100 Yerli sermaye ile kurulan,
Parfüm kategorisinde pazar lideri olan,
Türkiye’nin en yüksek primini veren,
Katalog satışı üzerinden %45 e varan kazanç sağlayan,
135 ülkeye ihracat gerçekleştiren,
3000 den fazla ürünü bulunan,
Hiçbir yatırım yapmadan kendi işinizi kurabilme imkânı ve yüksek gelir elde etme hakkı veren,
Miras bırakabilme imkanı olan,
GDO içermeyen üretimde kullanılan maddelerin İyi Üretim Uygulaması (GMP) ile ürünlerimizin üretim sürecinin başından tüketiciye ulaşana kadar sağlık,
güvenlik ve çevre standartlarına uygun üretildiğini garanti eden,
Türkiye'nin İLK yerli erkek parfüm ve aftershave serisini üreten,
Kozmetik sektöründe, T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından seçilen 4. AR-GE merkezinde ürünlerimizi geliştirmekteyiz. Ürünlerimizin
dermatolojik testleri Avrupa’daki akredite laboratuvarlarında yapılmakta olan,
Geri dönüştürülebilir ambalajları ile çevre dostu olan ürünlerimiz islami kurallara uygun olarak denetlenen ve üretilen, HELAL SERTİFAKALI
Ürünlerimizin sürdürülebilir ve tekrar edilebilir prosesler ile üretildiğini ve her ürünümüzün kayıt alındığını gösteren İSO Belgeleri’ne sahip
Doğrudan Satış Derneği’ne (DSD) üye
Huncalife olarak dünya markası yolunda desteklendiğini gösteren TURQUALITY desteği ile dünyanın dört bir yanında güçlü markalara sahip
Sipariş verdiğiniz her üründe %100 HUNCALIFE GARANTİSİ bulunan , GÜÇLÜ, GÜVENİLİR ve KÖKLÜ bir markayız.
Altaki linki tıklayarak temsilci ve ürün siparişi yapabilirsiniz .
http://www.huncalife.com.tr/Default.aspx...












5 Aralık 2016 Pazartesi

Yeni iş fikirleri

     Yeni global ülkelerde yeni iş fikirleri cazip ve gelir getiren bir sektördür . Günümüz insanları büyük binalarda ve yüksek kalabalık binalarda yaşıyorlar ve manav market sorunu her zaman olmaktadır . Hele ki baba işte annede evle meşgul . Bu iş zahmetli çünkü bu zamanda büyük şehirlerde manav marketler azalmakta büyük avm'ler yüzünden , arabanız da yoksa alış veriş için oraya gitmek için bayağı bir zahmete girilecektir .


Gezici bir market açarsanız her şeyi ile donanımlı , müşterinin ayağına gittiğinizde müşteri daha çok alışveriş yapacaktır.


1 Aralık 2016 Perşembe

Bu gün dağlarda kar var

Bazen sabah olmasın dediniz mi sabah , hele hava buz gibiyse .Çocukluğumdan beri bu çocukların sabahın köründen kaldırıp okula yollamalarına kızıyorum . Çocukları okula yollamak ne kadar zor . Bir de her gün olunca , anneler için mi zor yoksa onları sıcak yataklarından kaldırmaya zorlandığımız çocuklar için mi zor .
 Hayata ne kadar erken başlarsak iyimi acaba . Çocuklar tatile girdimi , anneler uyumak ister ama o zamanda o uyanmak istemeyen çocuklar sabahın köründe ayağa dikilir . Anneler evde oturuyor ya ,onlar bireyleri yetiştiriyor ve asla ne tatil ne emeklilik nede istirahat var onlara . Kadının yükü ağır ama ona yapılan muamele daha ağır . Kadın eşinden dolayı sigortalı oluyor ama ayrılınca eşinden dımdızlak ortada kalıyor ve hiç bir güvence kalmıyor. Kadının her türlü sigortalı olması gerekmez mi,
medeniyet diyorlar ama hala toplumun temel taşı anneye ve eşe hala gerekli olan güvence sembolik .
Devletimiz çok büyük umarım benim bu düşümcem hayata geçer ..Kadınlar eşlerinden ayrılsalar da annelik işi bitmiyor .
  Sabah sabah ,dağlara tepelere bakıyorum , ne kadar güzelmiş , mis gibi hava ve burnum buz gibi .Dağların eteklerine kadar kar serpilmiş . Aralık ayı kendini iyi göstermiş . Yılın son kapısı ve soğu ile kendini uğurlayacağa benziyor . Evet zil seside çalıyor , evet çocuklar bismillah dersede başladı .
EE bizde mi başlasak , Gözüm hala karlı tepelerde , ah anneciğim , insan anne olunca annenin değerini ve zahmetini biliyor .
   O uzun gecelerde kulağıma üfleyip kulak ağrılarım da beni yalnız bırakmayan , çare bulmak için hırpalanan annem .  Evini sıcak temiz ve aşını her gün tastamam yapan annem , eve gelenenler hiç sormaz , o kadar dağıtılıp dökülen ve pisletilen şeyler nasıl her gün düzenli olur. Bir gün oğlum bana anne ya senin işin bu ya. Sen işini yap , bilgisayar senin neyine . Bana mutfağı gösterdi ya. Canım sıkılmadı değil ha.
  Aslın bende üniversite bitirmiş ve bir o kadar da çalışmış bir insanım ama iş işe gelince ne diploma ne  o çalışmmışlığım yok ortada . Çünkü baba evinde çalıştığımda sigorta köyde ne arasın , sen çalış çabala . Sabahın köründe kalk hayvanlarla uğraş , süt sat ,ezan verince eve gel . Ve o gün akşamda en son yat . Okul bitse ne olur ,iş olmayınca hadi evlendik orda da çocuk ve ortak çalışmada yine sigorta yok , çünkü sen ödüyorsun ya . Ne kazanacan nereye verecen , eşin sigortalı ya !!!! Sana gerek kalmıyor.

Enteresan olan hayatta hiç bir güvencemin olmaması . Devletin kapısını aşındırsan ne olacak , İnsanlar çift üniversite bitirmiş , Biz hayatı bitirsek ne olacak. Ey karlı dağlar ne kadar ağır geldiniz sabah sabah .
Şu sigorta işine de aklım ermiyor . Ya yıllarca ödüyorsun sağlık için sonrada emekli parası oluyor . Hayatımızı da sigortalasa ya. Borca harca , ekmeğe yemeğe,eve . İnsanlar bu kadar sıkıntıya düşmese .
İşsizlik çok zor , iş olsada sabahın köründe gidilseya . Ay sonu çabuk geliyor iş olmayınca . Bu zaman çok zor eskilere nazaran . Eskiden bu kadar kolay ulaşım bu kadar çok iş çeşidi ve çalışma alanı yoktu. Şimdi kışın kör soğunda bile çalışmasak , Yaz ayında kışlığını hazırlamayan Ağustos böceği gibi dımdızlak kala kalıyorsun .
Şu soğuk mu insanları geri tutacak tipimi . Evet kara boğaz olduğu sürece kalkılacak ve bu devran böyle sürüp gidecek. Bazen şu dağlara imreniyorum , hep ayakta ve dimdikler, Hayata hep yepyeni kışlar ve baharlar geçirerek duruyor. Kısacık ömrümüzde biz az sayıda ki kış baharı geçirmekte zorlanıyoruz .