6 Mart 2020 Cuma

Gurbetin yolları uzun olur , bitmez .Burası internet

Hayatımız her günü bir olayla karşılaşırken , dünya hastalıklar ve savaşlarla birbirini yerken fakir ve zengin farkı hızlı artarken sosyal medyada değişen bir şey yok.
Dostlar güzel paylaşımlarda görsün derken gençler yaşlılar bir arkadaş edinsem de , heyecan yaşasam derdinde....
Sosyal medyada seçtiğiniz arkadaşlarınızı elemek gerek . İstek atanlar karşısındakini tanımadan istek atıyor . İsteği kabul edende karşıdakini tanımadan ekleyince . Zannediliyor ki kabul edilen mesaj yazmalı. İnsanlar unuttukları konu şu .Mesaj yazdığınızda anında yazılmaz . Kişinin durumu özeli ne gerektiriyorsa o. Sesli konuşma hızlı olsa da bazı konular da insanı yanılgıya düşürüyor . Düşünmeden yapılan hareketler insanı yanılgıya götürüyor .Bir konuşma yaparken düşünmeli , her şeyi çabuk tüketerek bir başkasına geçince ne aradığını unutanlar var .Yazılsın ses gelsin. İnsanlar duygularını ifade edemiyor. Bir başkasının hayatı ona cazip geliyor . O hayat takip ediyor. Kadınlar erkekler durum bu. Sosyal sitelerin bir chat program ı aslında . İlk çıktıklarında yazılar kısaltmalı idi .
Profil yoktu şimdilerde var yine profile tam bakılmadığı için yine sorular .
   Arkadaş aranıyor , ne gibi arkadaş , yalnız millet . Normalde yapamadıklarını bura da yapma imkanı var . Her birimiz normaliz . Elimizdeki internetin gezmesi aslında insanlar kötülük yapıyor . İnsanlar biribirlerinden uzaklaştırıp başka yerlerde gezdiriyor . Başkası sanıp kendi eşiyle chatleşen insanlar var bilmeden. Neden mi sosyal paylaşımlar sizi birbirinize öneriyor . Aynı telefonda açtığınız hesaplar diğer hesaplarda ki arkadaşlarınıza , arkadaş öneriyor . Dikkat etmekte fayda var .Maazallah gidipte buluştuğunuzda o tanıdığınız çıkabilir .
 Resim ve video ses ve yazılarınıza dikkat edin . Ne kadar gizleseniz de eninde sonunda karşınıza çıkacaktır . Öyle dolandırıcılar çıktı ki hem kalbinizi hem de paranızı ve hayatınızı çalıyorlar .
Normal olmayan şeyler çok . Sosyal alemde en önemli olan profilin geçerliliği nasıl. Sahtemi değil mi. Bir profilin sahte olup olmadığı hemen anlaşılır . Kişilerin ailesi yoksa bilin ki zaten sahte . Ya da o profili ikiye bölmüştür . Bölme imkanı var yani. İyi araştırılmadan arkadaş mağduru olmayın. İnternetten kolay para sahtekarlıkla kazanılır. Kimse kimseye para vermez verdiğini sanırsanız aldanırsınız . Sizi sahte sadet zinciri ile kandırıyorlardır .
Kimse para vermez . Oyunlar aldatmaca bir süre sonra oyun size ne reklam nede kazanç yollar . Birde eklediğiniz arkadaşların maskarası olursunuz . Kendinize dikkat edin . Savcılar bu ara şikayetleri sosyal medya mağdurlarından çok alıyor . Polis sizi ararsa korkmayın . Şikayeti değerlendirmek için çağrılıyorsunuzdur büyük ihtimal .

2 Haziran 2018 Cumartesi

Kurt


KURT

kurt.jpg  Küçükken anneannemin beyaz kurduna hayrandım , evine her gittiğimde , o yeni dünya ağacının altında ,yatar,göz ucuyla bakardı kim geldi diye , zaten önceden sezinlenir geleni , yabancı ise durmaz ayakta bekler , bazısına diş gösterir , anneanneme seslenmek zorunda kalırdı gelen ,anneannem nereye gitse oda onunlaydı , bahçeye,komşuya dağa bayıra,  sesten insanın dost mu olduğunu anlardı  ,çocuklara sevecen davranırdı , bir gün yaşlandığını fark ettim eskisi gibi hareketli değildi , bir gün de öldüğünü duydum , vurmuşlar ..

  O günden sonra kurt köpekleri evimin kapısından eksik olmadı , hepsi tek ve özeldi , bir gün iki dişi kurt evimizin bahçesinde doğurdu 22 yavru abartısız , ne yapacağımı şaşırdım kaldım onları doyurmak için akla karayı seçmiş , birkaç aylık olunca da dağıtmanın yolunu aramıştım :) , şimdilerde eve köpek ve kedi almıyorum , çocuklar yüzünden mi yoksa hep onları kaybetme duygusundan mı artık kestiremiyorum ,  hayvanları çok sevmeme rağmen , eve almıyorum ama kapımdan da eksik olmuyorlar , bu ara köpekler yok , belediye buradan kaldırmış , kedilerse o kadar çok ki , yaz dayız ve kediler ikinci doğumlarını yapacak burası kedi cenneti , kışın ne olacaklar bilmiyorum , insanlar her yeri kuşatmış onlara yaşam alanı vermiyoruz , kapımıza gelseler , kovuyoruz pışt kışt diye , ileride her yer insan dolunca acaba hayvanat kalacak mı diye düşünüyorum , soyu tükenen tükenene .


       Hayatımızı bu kadar çabuk tüketmemiz neden acaba , maddiyatla günümüzü geçiriyoor , birde sanal alemi yaptık , orada hayvanatı yediriyor güya onla kendimizi tatmin ediyoruz , ne üzücü,herkesin aslında bir hayvanı olsa , zannederim ki insan oğlu kötülüklerden biraz geri kalırdı.

   Şimdi sokakta bir kurt görsem hele o güzel gözlerini , geçmişe doğru gidiyorum . Kurtların çok güzel göz renkleri var bal rengi olanları daha çok seviyorum , acaba bir tane daha bulsam mı :?



6 Ekim 2017 Cuma

Son Bahar Da Gelir

Hayat bizim gibilere , ders vermeden geçirtmeyecek gibi . Zamana bakıyorum daa insan kendini değiştirmeden çevreye uyumlu olamıyor . Baskılıyan , yada kafalarda ki bizden değilsin silmeden ortama karışamıyorsun .    Bakıyorum da , toprak kokan bizler , yeryüzüne uyum sağlayamıyoruz . Her gün her hafta , ay , yıl vs  .. geçen baharı , son baharı , kışı , ilk baharı görmezden geliyoruz . Kendimizi o kadar kaptırıyouz ki rolümüze , kırışan tenimizle kendimize geliyor . Bakışlarımız o biçim , kendimi hep bir gün eskiden uyandığım sabaha döndürmek  isterken buluyorum . Kuşların şakıdığı ve o mis gibi limon kokulu sımsıcak sabaha geri döndüren anıya dolanırken buluyorum .   Hayatımızın sonbaharı neden hep ciddiyetle geçsin , zaten sevdiklerimiz göç etmiş gitmişler , geridekiler ise kendi alemlerine kendi dünyalarında hayatın peşinde koşuyorlar.  Kendimizi birilerine kanıtlamak neden . Aslında kanıtlama değilde nefsimizin doyumsuzluğundan çalış çalış bitmiyor , bu döngü .    Baksanıza döngü yazdıracak şeyleri bile söndürüyor . Hayatın bize verdikleriyle yetinmesini bir bilebilsek , belki bu kadar yıpranmayacaktık  . Sevdiğimiz sandığımız şeylerin aslında göründüğü gibi olmadığını biraz geç öğreniyoruz .    


10 Şubat 2017 Cuma

Gecenin Gündüze Selamı Var

Gece yaşayan ve gündüzü unutan nice canlar var . Halbu ki bu canların gündüzü görüpte tekrar gözlerini kapatıp geceye dönmeleri pek te zor değildir .Gece uykusunu kaçan canlar hangi ruh ile dolanır o sıkıntıyı yaşar o candan başka kimse bilemez .Gündüzün geceye selamını anlatmak istiyorum .,
   Siz gecenin gündüze aşık olduğunu bilirmisiniz ,gündüzün de geceye . Siz sadece ayın ve güneşin dönmesinden ibaret sanıyorsunuz . Hal bu ki gündüz yorgunluğun gecede dinlenmenin anıdır . Gece uyanıksanız dinlersiniz , çünkü bir bağırsanız sizi herkes duyar . Çünkü Dünya sesizliğe bürünmüştür . Her canlı susmuş ses çıkarmamaktadır . Gündüz her canlı konuşur sesler o kadar birbirine karışıktır kimse kimseyi duymaz . AMA gece  seslendiğinizde sizi duyacaklardır . Gece sadece muhabbet zamanıdır , Kiminle muhabbet edecek can . Bazen kendi benliğinizle bazen de yar bazen de gecenin ve gündüzün sahibi ile .
Gündüz Dünya telaşı ile kendinizi bile hatırlamazsınız , Dünya telaşı ile sağır olur gidersiniz , gece öylemi , gece başkadır , bazen gözleriniz bile kapalı olsa kendi dünyanızda kendi rüyanızda sabaha dek koşturur ama sabah olunca bir kelimelik bile geceden hatıra kalmaz size . Ama dinlenmiş bir şekilde gözlerinizi ışıkla beraber açar güneşle canlılık kazanırsınız .
 Gecede neler yok , dünyanın diğer yanında gündüz ken benim dünyam karanlıktayken , vakitlerimiz farklı , düşlerimiz farklı .Ama insan oluşumuz , hayallerimiz ,sevmelerimiz ,isteklerimiz,duygularımız örtüşmekte . Gece ve gündüz birbirini tamamlıyor tıpkı insanın kendi yarısını araması gibi birbiri ardınca zaman geçiriyorlar .
 Gece bir başkadır , hele uykusu kaçana ve derdi olana bir başka ıstırap ya da başka bir boyutu vardır, Yalnızsınız ve kendinizlesiniz ..Diler bir seccade yere serer gerçek bir muhabbete tanık olursunuz gerek derdinizin geceye anlatırsınız . Gece sesiz mi sesizdir lakin ruhların , gezdiği bu zaman da boyut bambaşkadır . Kör olmuş ruhlarla karanlıklarda kalan aydınlık arayan sesiz çığlıklar atan ruhların gezinmesidir . Gündüz olunca bir karabasan sayıp unutanız ,,, filim her gece makaraya takılmış ta ki sizi bu tekrardan kurtarana dek melankoli şeklinden alıp güneşi doğurtana dek hayat devam edecektir .

26 Ocak 2017 Perşembe

Bahçenin yaramazları ve dünya

Biliyorum ki herkes de derin bir sessizlik var!
Herkes güncel zorlu hayatını yaşıyor,
Herkes kendi sıkıntısını biliyor,
Dün mutfağımın penceresinden ,
Kedilerin penceremi ve bahçemin dört bir yanında saklanmış en ufak hareketimi
, beklediklerini gördüm.
Benim onlara atacağım bir lokmayı kapma peşindeler.
Biliyorlar ki ben onlara illa bir şey vereceğim,
Ve ben de dedim ki kendi kendime ,
Bir kedi kadar Allah a tevekkül etmiyoruz,
Dünyaya bakıyorum kendi penceremden,
Bu nasıl bir dünya, iyice bakıyorum ki
Bahçenin her karesinde bir savaş ,bir inilti bir feryat var,
Biliyorum bu bahçenin de büyük kedileri var,
Zayıf olanlara asla yemek bırakmıyor,onları dövüyor ve kovuyor gitmezse ölesiye kavga ediyorlar.
Her kes kendi dünyasında ,bahçesinin dışına neylen bakıyor,tv ,internnet ,gazete radyo mu?
Türkiye ye 2001 ' de geldiğimde bahçe harap otlar içinde,
Ayağımı attığımda, beş taksicinin neredeyse müşteri için cinayet işleyecek şekilde kavga ettiklerini görerek bastım toprağa.
Geride bıraktığım adam (KKTC) 'de tam tersi imar var ama insanlar korku içinde
Aç mı kaldılar açıktamı kaldılar,paylaşamıyorlar ,senn bennn davası güdüyorlar..
Peki burası 15 senede burası da her şekliyle değişti!
Gözümün önün de lağım kokan dereler çöp olan sahiller ,alt yapısı taşan kanalizasyonlar ,harıl harıl yapılıyor,parklar bahçeler,tesisler,ağaçlar,büyü
k plaza alışveriş merkezleri,iş yerleri ,oteller,inşaat herşey fazlası ile gelişti,bu arada okuyan gençler kaç kere mezun oldu bu arada 3 veya dört kez üniversite benzeri yerlerden mezun oluyor,
Kaçı çifçi kaçı dülger kaçı kaynakçı,kaçı sütçü kaçı ,ormancı olmayı hayal ediyor sizce,
Gördüğüm o kadar öğenci vardı ki,hepsi devlet memuru olup maaş alma peşinde,rahat bir mevkide eller nasırlaşmadan eller krem, tenler parfüm kokuyor,kaçta kaçı ter kokusuyla çalışıyor sizce!
O gençlik köylüyü beğenmez,o gençlik hayvan bilmez,o gençlik toprağı bilmez,o anlı öpülesi ana babaların terini bilmez,çünkü onlar biz dersten bunaldık bunaldık deyip ağlaşıyor,anneler babalar biz çektik onlar çekmesin diye her şeyi önlerine serdiler,parmaklar ha bire tuşlarda internet te ahkam kesiyor,PEKİ DÜNYA YANARKEN BU KADAR ORTAMI KAYNATIP DURAN SİNSİ planlarıyla aramıza nifak sokmaya çalışan,bizi bize kırmaya çalışanlar,suriye ye benzetip savaşa sokmaya çalışanlar,birde sevdiğimiz büyükleri birbirine sokup içimizdeki güveni yerle bir edenler,başkaların hakkını yiyenler,yada normal bir insan yada müslüman olan bizler,devletin zorla aldığı vergi haricinde devletine ,milletine,dünyaya nasıl bir katkısı var,istisnaları araya katmıyorum,bizler ne yaptık yoldan geçerken çöpü bile yerden almayız,neden alacak ki çöpçü var ,o alsın boşuna para kazanmasın vijdanı var,insanlar kavga ediyor tenezzül edip yardım eden yok,belkide paylaşım ve haber için onu kameraya çekip internete atma ,o kadar yoksa adamlar ölmüş heçç umrunda değil.
Birileri sen bucusun ben bucuyum diyor,bizden olmayan ölsün yaşamasın hakketmesin,hırsızdır,dolandırıcıdır,iftira ,iftira
Teknoloji çok gelişti ,kullanmayı bilen için her şey basit,şimdi internetten insanlara haber sunuyorlar ,dünya küçük bu internet ülkesinde,
Her şekle girer baban sandığın insanla konuştuğunu sandığında karşındaki bir poğramdır ses baba ama gerisi o değil.
İnsan soruyor düşünüyor,kim haklı kim haksız!
Ekmeği kapan mı aç kalan mı ,yoksa bir kutuda ölen mi,yoksa bir karanlık köşede seni oynatan zihniyet mi.
Geçenlerde bir tv de bir ülkede sömürge ülkesi,sömürülen insanların başkaların yardım diye gönderdiği elbiseleri pazarda satıp o elbiselerle hayatlarını devam eden bir bardak yağ bile evlerine girmezken ,gece gündüz bu ülkeler için çalışan derisi kara insanlar bir yükü taşımak için sabah yola bisikletle çıkıp akşamda o koca yükü geri taşıdığını gördük,
burada savaş yok ,olsa o sömürenler onları cezalandırıyor,onlar tiryonları kazanırken onlar boğazlarına unu buladıkları su ile karın doyuruyor,ekmek 2 dolar ve sizce aylık kazanç nedir orda tahmin edin,100 doları geçmiyor..
Bu insanlık her şeyi elde etme peşinde,
Kolayı istiyor,canı yanmasın ,yanındaki kötülük bin yaşasın,bir şeylerin idolü var kafada,
unutuyorlar ki hiçbir hiçbir insan kalıcı değildir,dinler haricinde geride pek bir şey kalmıyor,dinlerinde çoğu zamanla insanların kendi istekleriyle doldurdular.Çocuğumuza gelecek bırakmak için çalışıyoruz güya,savaşırsan çalışmazsan ,hazıra konarsan ne elde edeceksin ki ..
Bir insana doğruyu göstermek için ona yanlış bu doğru bu dersin,ama senin doğrun başkası için yanlıştır,yanlışın da doğrudur .
Paylaşımcı olan ülkelerin insanları mutlu mesuttur,reppp bana hep bana diyenler se mutsuzdur.
Biz ahirete inanan insanız,
her insan ektiğini hem dünyada hem ahirette biçecek,unutmayın bazan cennet gibi görünen şeylerin sizin cehneminiz olabilir.Dilinize hakim olun, her gördüğünüz her duyduğunuza değil ,unutmayın ki,yangın varsa ya dumanını görürsünüz yada ateşini.
3 günlük sandığımız dünyanın da çok kısa olduğunu unutmayın,herkesi yaradan dan ötürü sevin,düşenin halinden memnun olmayın,o onun imtihanıdır,sizinde onun elinden tutmamanız imtihanızdır,bana ne demeyin,bir gün o bana ne sizi yakabilir,sıkıntı ve mihnet içinde olanları üzmeyin onun çektiğini bilemezsiniz,hor görmeyin,yiğitseniz,doğru iseniz,yardım edin paylaşın,sitem etmeyin,arkadan konuşmayın ,yorum yapacağım diye kul hakkına girmeyin,sen güzelsin diye ben çirkinim diye beni ezme! beni Yaradan seni imtihan ediyordur.Ben çok bilgili bir insan değilim ,nede öyle hayatı yaşayan,yada çoook arkadaşı olan,sesiz sedasız kendi düyasında yaşayan ama gözleri ile gördüğü kulaklarıyla duyduklarından yorulan yorgun bir bedeviyim . Her taraf çöl ,susuz insansız tabiatsız,nankör bir dünyayı geçmeye çalışan
ama ona rağmen şu bahçenin kedileri ile dertlenen onları pıştlayan kavgalarını ayırmaya çalışan ,unutmayın bir gün sizde unutulacaksınız,okadar çalıştığınız alın terlerinizi sizin yerinize başkaları harcayacak ve benim diyecek,bir gün havamız sönecek 3 ,4 metrelik bezlen ,hatırlanmayacak ve arkamız dan dua bile etmeyecekler,
çünkü ölen ölmüştür önümüze bakalım diyecekler,ne ekersiniz dostlar onu biçeceğiz.
Yüzünüzden tebessüm eksilmesin ki karşınızdaki ne vereceğiniz tek şey belkide o dur. Yanlız Bedevi


Niye kendimizle barışık değiliz .

                           Bir insan kendini neden sevmez diye düşündüm , düşünmeme sebepte bağımlı insanların hal ve hareketlerinin nedeni bu olsa gerek . Bu insanlar hayatı kendi gözlerinde farklı görürler , hayatın bir yerinde şiddet görmüş ve bu şiddet artınca araya da ilgisizlik ve cahillik girince bu hal o acı gerçekleri kendince unutacağı ilgi alanlarına yönelmesine neden olmakta . İçki , uyuşturucu ve berbat bir hayat. Kısa yoldan zengin olma ve kendini göstermek için yapılan harcamalar hep boşa gidiyor . İnsan öyle bir varlık ki zorda olunca sıkıntısını derdini , hüznünü ,neşesini paylaşmak ister ama ya bir dini inancı olmalı yada çok sağlam dostları olmalı . Malesef böyle hayatı seçenleri çevresi böyle dostluklara yer vermez , hepsi çıkar menfaat peşindedir . Dini inanca bağlanmalı ve Rabbin"den yardım beklemeli . Bizlere de düşen bu insanlara gerçek yardım etmeli , onların elinden tutmalı , dışlamamlı .
​İnsanlar karşısında ki sorunu nasıl çözecegini bilemediğinden yardıma dahi korkuyor . İnsanlar sorunlu insanlardan yada muhtaç insanlara yardımdan kaçınıyor . Bana ne diyor . Halbuki o bana ne bir gün ona silah gibi geri tepecektir . Sorunlu insan bir gün onu canını acıtacaktır .Karşımızdakine merhamet etmediğimizden , bize de merhamet edilmeyecek , gün geldiğinde . Karşımızd ki insanlara ve kendimize doğru olacakken , kendi doğrularımızı menfatlerimizle değiştiriyoruz ve bu bu bizim doğrumuz oluyor .
Sizin ne düşündüğünüz daha önemli çünkü karşınızdaki de kim oluyor ki . Kibir ve gurur , kendimizi üstün görmemiz yanlış yolun en büyük düşmanı . Halbuki saygı ve sevgi ön planda olacakken , kendinden önce sırf Yaradandan ötürü karşımızdakini düşünecekken , o üstün ''ben , ben '' çıkar karşımıza koca bencillik .
Adamlar ölsün , bana ne , çalışsın, bana ne bende çalışıyorum, bana ne , biz eşşekmiyiz, hadi canım, benden ne eksiği var ,,,Acıma ve merhamet duygumuzu egomuz sayesinde sıfırlıyoruz ..
kapak

Şekilci insanlar yürür dünyada

Şekilci bir dünyada yaşıyoruz. Kendi şekline uymayanları etrafımızda istemiyoruz yada yok sayıyoruz . Uydurabilsek kendi şeklimize sokacagız .Her kişinin kendi aile ve dünya görüşü vardır , bunun yanında toplumun ona kattığı yargılar ve öğretiler de vardır .
Araştırmayı sevmeyen bir toplum olduk , biri bir şey söyler onun peşine kırk kişi düşer . Araştırmayı sevmediğimiz gibi , o yargı kendi yargısı gibi de savunur . Karşımızdakini de öyle eleştiririz . Hakkı varmıdır ? karşısındakini yargılamaya . Düz değilsin düz ol . Düz senin için nasıl bir düz dür , belki o çembere düüz diyor ama senin düz dediğin onun için de çemberdir . Farklı görüş farklı inanış var diye adamı sevmeyecekmiyiz .
Kendi düşünceni bile bile senin yanında seni rencide etmeyi de başarı zanneddiyor .Zannetmesi kendisi açısından onu mutlu etsede sizi üzebilir . Ya sabır çekip her zaman ki gibi Polyannacılık yapamayı bilecek . Siyahında bir renk olduğunu her yerde var olduğunu kabul edeceksiniz .Tüm renkler gibi...İnsanı insan olarak önce sevmeyi bilecek onu Yaradan dan dolayı da sevmeyi bileceksin .Çünkü hesap günün sahibi o .