6 Ekim 2017 Cuma
10 Şubat 2017 Cuma
Gecenin Gündüze Selamı Var
Gece yaşayan ve gündüzü unutan nice canlar var . Halbu ki bu canların gündüzü görüpte tekrar gözlerini kapatıp geceye dönmeleri pek te zor değildir .Gece uykusunu kaçan canlar hangi ruh ile dolanır o sıkıntıyı yaşar o candan başka kimse bilemez .Gündüzün geceye selamını anlatmak istiyorum .,
Siz gecenin gündüze aşık olduğunu bilirmisiniz ,gündüzün de geceye . Siz sadece ayın ve güneşin dönmesinden ibaret sanıyorsunuz . Hal bu ki gündüz yorgunluğun gecede dinlenmenin anıdır . Gece uyanıksanız dinlersiniz , çünkü bir bağırsanız sizi herkes duyar . Çünkü Dünya sesizliğe bürünmüştür . Her canlı susmuş ses çıkarmamaktadır . Gündüz her canlı konuşur sesler o kadar birbirine karışıktır kimse kimseyi duymaz . AMA gece seslendiğinizde sizi duyacaklardır . Gece sadece muhabbet zamanıdır , Kiminle muhabbet edecek can . Bazen kendi benliğinizle bazen de yar bazen de gecenin ve gündüzün sahibi ile .
Gündüz Dünya telaşı ile kendinizi bile hatırlamazsınız , Dünya telaşı ile sağır olur gidersiniz , gece öylemi , gece başkadır , bazen gözleriniz bile kapalı olsa kendi dünyanızda kendi rüyanızda sabaha dek koşturur ama sabah olunca bir kelimelik bile geceden hatıra kalmaz size . Ama dinlenmiş bir şekilde gözlerinizi ışıkla beraber açar güneşle canlılık kazanırsınız .
Gecede neler yok , dünyanın diğer yanında gündüz ken benim dünyam karanlıktayken , vakitlerimiz farklı , düşlerimiz farklı .Ama insan oluşumuz , hayallerimiz ,sevmelerimiz ,isteklerimiz,duygularımız örtüşmekte . Gece ve gündüz birbirini tamamlıyor tıpkı insanın kendi yarısını araması gibi birbiri ardınca zaman geçiriyorlar .
Gece bir başkadır , hele uykusu kaçana ve derdi olana bir başka ıstırap ya da başka bir boyutu vardır, Yalnızsınız ve kendinizlesiniz ..Diler bir seccade yere serer gerçek bir muhabbete tanık olursunuz gerek derdinizin geceye anlatırsınız . Gece sesiz mi sesizdir lakin ruhların , gezdiği bu zaman da boyut bambaşkadır . Kör olmuş ruhlarla karanlıklarda kalan aydınlık arayan sesiz çığlıklar atan ruhların gezinmesidir . Gündüz olunca bir karabasan sayıp unutanız ,,, filim her gece makaraya takılmış ta ki sizi bu tekrardan kurtarana dek melankoli şeklinden alıp güneşi doğurtana dek hayat devam edecektir .
Siz gecenin gündüze aşık olduğunu bilirmisiniz ,gündüzün de geceye . Siz sadece ayın ve güneşin dönmesinden ibaret sanıyorsunuz . Hal bu ki gündüz yorgunluğun gecede dinlenmenin anıdır . Gece uyanıksanız dinlersiniz , çünkü bir bağırsanız sizi herkes duyar . Çünkü Dünya sesizliğe bürünmüştür . Her canlı susmuş ses çıkarmamaktadır . Gündüz her canlı konuşur sesler o kadar birbirine karışıktır kimse kimseyi duymaz . AMA gece seslendiğinizde sizi duyacaklardır . Gece sadece muhabbet zamanıdır , Kiminle muhabbet edecek can . Bazen kendi benliğinizle bazen de yar bazen de gecenin ve gündüzün sahibi ile .
Gündüz Dünya telaşı ile kendinizi bile hatırlamazsınız , Dünya telaşı ile sağır olur gidersiniz , gece öylemi , gece başkadır , bazen gözleriniz bile kapalı olsa kendi dünyanızda kendi rüyanızda sabaha dek koşturur ama sabah olunca bir kelimelik bile geceden hatıra kalmaz size . Ama dinlenmiş bir şekilde gözlerinizi ışıkla beraber açar güneşle canlılık kazanırsınız .
Gecede neler yok , dünyanın diğer yanında gündüz ken benim dünyam karanlıktayken , vakitlerimiz farklı , düşlerimiz farklı .Ama insan oluşumuz , hayallerimiz ,sevmelerimiz ,isteklerimiz,duygularımız örtüşmekte . Gece ve gündüz birbirini tamamlıyor tıpkı insanın kendi yarısını araması gibi birbiri ardınca zaman geçiriyorlar .
Gece bir başkadır , hele uykusu kaçana ve derdi olana bir başka ıstırap ya da başka bir boyutu vardır, Yalnızsınız ve kendinizlesiniz ..Diler bir seccade yere serer gerçek bir muhabbete tanık olursunuz gerek derdinizin geceye anlatırsınız . Gece sesiz mi sesizdir lakin ruhların , gezdiği bu zaman da boyut bambaşkadır . Kör olmuş ruhlarla karanlıklarda kalan aydınlık arayan sesiz çığlıklar atan ruhların gezinmesidir . Gündüz olunca bir karabasan sayıp unutanız ,,, filim her gece makaraya takılmış ta ki sizi bu tekrardan kurtarana dek melankoli şeklinden alıp güneşi doğurtana dek hayat devam edecektir .
26 Ocak 2017 Perşembe
Bahçenin yaramazları ve dünya
Biliyorum ki herkes de derin bir sessizlik var!
Herkes güncel zorlu hayatını yaşıyor,
Herkes kendi sıkıntısını biliyor,
Dün mutfağımın penceresinden ,
Kedilerin penceremi ve bahçemin dört bir yanında saklanmış en ufak hareketimi
, beklediklerini gördüm.
Benim onlara atacağım bir lokmayı kapma peşindeler.
Biliyorlar ki ben onlara illa bir şey vereceğim,
Ve ben de dedim ki kendi kendime ,
Bir kedi kadar Allah a tevekkül etmiyoruz,
Dünyaya bakıyorum kendi penceremden,
Bu nasıl bir dünya, iyice bakıyorum ki
Bahçenin her karesinde bir savaş ,bir inilti bir feryat var,
Biliyorum bu bahçenin de büyük kedileri var,
Zayıf olanlara asla yemek bırakmıyor,onları dövüyor ve kovuyor gitmezse ölesiye kavga ediyorlar.
Her kes kendi dünyasında ,bahçesinin dışına neylen bakıyor,tv ,internnet ,gazete radyo mu?
Türkiye ye 2001 ' de geldiğimde bahçe harap otlar içinde,
Ayağımı attığımda, beş taksicinin neredeyse müşteri için cinayet işleyecek şekilde kavga ettiklerini görerek bastım toprağa.
Geride bıraktığım adam (KKTC) 'de tam tersi imar var ama insanlar korku içinde
Aç mı kaldılar açıktamı kaldılar,paylaşamıyorlar ,senn bennn davası güdüyorlar..
Peki burası 15 senede burası da her şekliyle değişti!
Gözümün önün de lağım kokan dereler çöp olan sahiller ,alt yapısı taşan kanalizasyonlar ,harıl harıl yapılıyor,parklar bahçeler,tesisler,ağaçlar,büyü k plaza alışveriş merkezleri,iş yerleri ,oteller,inşaat herşey fazlası ile gelişti,bu arada okuyan gençler kaç kere mezun oldu bu arada 3 veya dört kez üniversite benzeri yerlerden mezun oluyor,
Kaçı çifçi kaçı dülger kaçı kaynakçı,kaçı sütçü kaçı ,ormancı olmayı hayal ediyor sizce,
Gördüğüm o kadar öğenci vardı ki,hepsi devlet memuru olup maaş alma peşinde,rahat bir mevkide eller nasırlaşmadan eller krem, tenler parfüm kokuyor,kaçta kaçı ter kokusuyla çalışıyor sizce!
O gençlik köylüyü beğenmez,o gençlik hayvan bilmez,o gençlik toprağı bilmez,o anlı öpülesi ana babaların terini bilmez,çünkü onlar biz dersten bunaldık bunaldık deyip ağlaşıyor,anneler babalar biz çektik onlar çekmesin diye her şeyi önlerine serdiler,parmaklar ha bire tuşlarda internet te ahkam kesiyor,PEKİ DÜNYA YANARKEN BU KADAR ORTAMI KAYNATIP DURAN SİNSİ planlarıyla aramıza nifak sokmaya çalışan,bizi bize kırmaya çalışanlar,suriye ye benzetip savaşa sokmaya çalışanlar,birde sevdiğimiz büyükleri birbirine sokup içimizdeki güveni yerle bir edenler,başkaların hakkını yiyenler,yada normal bir insan yada müslüman olan bizler,devletin zorla aldığı vergi haricinde devletine ,milletine,dünyaya nasıl bir katkısı var,istisnaları araya katmıyorum,bizler ne yaptık yoldan geçerken çöpü bile yerden almayız,neden alacak ki çöpçü var ,o alsın boşuna para kazanmasın vijdanı var,insanlar kavga ediyor tenezzül edip yardım eden yok,belkide paylaşım ve haber için onu kameraya çekip internete atma ,o kadar yoksa adamlar ölmüş heçç umrunda değil.
Birileri sen bucusun ben bucuyum diyor,bizden olmayan ölsün yaşamasın hakketmesin,hırsızdır,dolandır ıcıdır,iftira ,iftira
Teknoloji çok gelişti ,kullanmayı bilen için her şey basit,şimdi internetten insanlara haber sunuyorlar ,dünya küçük bu internet ülkesinde,
Her şekle girer baban sandığın insanla konuştuğunu sandığında karşındaki bir poğramdır ses baba ama gerisi o değil.
İnsan soruyor düşünüyor,kim haklı kim haksız!
Ekmeği kapan mı aç kalan mı ,yoksa bir kutuda ölen mi,yoksa bir karanlık köşede seni oynatan zihniyet mi.
Geçenlerde bir tv de bir ülkede sömürge ülkesi,sömürülen insanların başkaların yardım diye gönderdiği elbiseleri pazarda satıp o elbiselerle hayatlarını devam eden bir bardak yağ bile evlerine girmezken ,gece gündüz bu ülkeler için çalışan derisi kara insanlar bir yükü taşımak için sabah yola bisikletle çıkıp akşamda o koca yükü geri taşıdığını gördük,
burada savaş yok ,olsa o sömürenler onları cezalandırıyor,onlar tiryonları kazanırken onlar boğazlarına unu buladıkları su ile karın doyuruyor,ekmek 2 dolar ve sizce aylık kazanç nedir orda tahmin edin,100 doları geçmiyor..
Bu insanlık her şeyi elde etme peşinde,
Kolayı istiyor,canı yanmasın ,yanındaki kötülük bin yaşasın,bir şeylerin idolü var kafada,
unutuyorlar ki hiçbir hiçbir insan kalıcı değildir,dinler haricinde geride pek bir şey kalmıyor,dinlerinde çoğu zamanla insanların kendi istekleriyle doldurdular.Çocuğumuza gelecek bırakmak için çalışıyoruz güya,savaşırsan çalışmazsan ,hazıra konarsan ne elde edeceksin ki ..
Bir insana doğruyu göstermek için ona yanlış bu doğru bu dersin,ama senin doğrun başkası için yanlıştır,yanlışın da doğrudur .
Paylaşımcı olan ülkelerin insanları mutlu mesuttur,reppp bana hep bana diyenler se mutsuzdur.
Biz ahirete inanan insanız,
her insan ektiğini hem dünyada hem ahirette biçecek,unutmayın bazan cennet gibi görünen şeylerin sizin cehneminiz olabilir.Dilinize hakim olun, her gördüğünüz her duyduğunuza değil ,unutmayın ki,yangın varsa ya dumanını görürsünüz yada ateşini.
3 günlük sandığımız dünyanın da çok kısa olduğunu unutmayın,herkesi yaradan dan ötürü sevin,düşenin halinden memnun olmayın,o onun imtihanıdır,sizinde onun elinden tutmamanız imtihanızdır,bana ne demeyin,bir gün o bana ne sizi yakabilir,sıkıntı ve mihnet içinde olanları üzmeyin onun çektiğini bilemezsiniz,hor görmeyin,yiğitseniz,doğru iseniz,yardım edin paylaşın,sitem etmeyin,arkadan konuşmayın ,yorum yapacağım diye kul hakkına girmeyin,sen güzelsin diye ben çirkinim diye beni ezme! beni Yaradan seni imtihan ediyordur.Ben çok bilgili bir insan değilim ,nede öyle hayatı yaşayan,yada çoook arkadaşı olan,sesiz sedasız kendi düyasında yaşayan ama gözleri ile gördüğü kulaklarıyla duyduklarından yorulan yorgun bir bedeviyim . Her taraf çöl ,susuz insansız tabiatsız,nankör bir dünyayı geçmeye çalışan
ama ona rağmen şu bahçenin kedileri ile dertlenen onları pıştlayan kavgalarını ayırmaya çalışan ,unutmayın bir gün sizde unutulacaksınız,okadar çalıştığınız alın terlerinizi sizin yerinize başkaları harcayacak ve benim diyecek,bir gün havamız sönecek 3 ,4 metrelik bezlen ,hatırlanmayacak ve arkamız dan dua bile etmeyecekler,
çünkü ölen ölmüştür önümüze bakalım diyecekler,ne ekersiniz dostlar onu biçeceğiz.
Yüzünüzden tebessüm eksilmesin ki karşınızdaki ne vereceğiniz tek şey belkide o dur. Yanlız Bedevi
Herkes güncel zorlu hayatını yaşıyor,
Herkes kendi sıkıntısını biliyor,
Dün mutfağımın penceresinden ,
Kedilerin penceremi ve bahçemin dört bir yanında saklanmış en ufak hareketimi
, beklediklerini gördüm.
Benim onlara atacağım bir lokmayı kapma peşindeler.
Biliyorlar ki ben onlara illa bir şey vereceğim,
Ve ben de dedim ki kendi kendime ,
Bir kedi kadar Allah a tevekkül etmiyoruz,
Dünyaya bakıyorum kendi penceremden,
Bu nasıl bir dünya, iyice bakıyorum ki
Bahçenin her karesinde bir savaş ,bir inilti bir feryat var,
Biliyorum bu bahçenin de büyük kedileri var,
Zayıf olanlara asla yemek bırakmıyor,onları dövüyor ve kovuyor gitmezse ölesiye kavga ediyorlar.
Her kes kendi dünyasında ,bahçesinin dışına neylen bakıyor,tv ,internnet ,gazete radyo mu?
Türkiye ye 2001 ' de geldiğimde bahçe harap otlar içinde,
Ayağımı attığımda, beş taksicinin neredeyse müşteri için cinayet işleyecek şekilde kavga ettiklerini görerek bastım toprağa.
Geride bıraktığım adam (KKTC) 'de tam tersi imar var ama insanlar korku içinde
Aç mı kaldılar açıktamı kaldılar,paylaşamıyorlar ,senn bennn davası güdüyorlar..
Peki burası 15 senede burası da her şekliyle değişti!
Gözümün önün de lağım kokan dereler çöp olan sahiller ,alt yapısı taşan kanalizasyonlar ,harıl harıl yapılıyor,parklar bahçeler,tesisler,ağaçlar,büyü
Kaçı çifçi kaçı dülger kaçı kaynakçı,kaçı sütçü kaçı ,ormancı olmayı hayal ediyor sizce,
Gördüğüm o kadar öğenci vardı ki,hepsi devlet memuru olup maaş alma peşinde,rahat bir mevkide eller nasırlaşmadan eller krem, tenler parfüm kokuyor,kaçta kaçı ter kokusuyla çalışıyor sizce!
O gençlik köylüyü beğenmez,o gençlik hayvan bilmez,o gençlik toprağı bilmez,o anlı öpülesi ana babaların terini bilmez,çünkü onlar biz dersten bunaldık bunaldık deyip ağlaşıyor,anneler babalar biz çektik onlar çekmesin diye her şeyi önlerine serdiler,parmaklar ha bire tuşlarda internet te ahkam kesiyor,PEKİ DÜNYA YANARKEN BU KADAR ORTAMI KAYNATIP DURAN SİNSİ planlarıyla aramıza nifak sokmaya çalışan,bizi bize kırmaya çalışanlar,suriye ye benzetip savaşa sokmaya çalışanlar,birde sevdiğimiz büyükleri birbirine sokup içimizdeki güveni yerle bir edenler,başkaların hakkını yiyenler,yada normal bir insan yada müslüman olan bizler,devletin zorla aldığı vergi haricinde devletine ,milletine,dünyaya nasıl bir katkısı var,istisnaları araya katmıyorum,bizler ne yaptık yoldan geçerken çöpü bile yerden almayız,neden alacak ki çöpçü var ,o alsın boşuna para kazanmasın vijdanı var,insanlar kavga ediyor tenezzül edip yardım eden yok,belkide paylaşım ve haber için onu kameraya çekip internete atma ,o kadar yoksa adamlar ölmüş heçç umrunda değil.
Birileri sen bucusun ben bucuyum diyor,bizden olmayan ölsün yaşamasın hakketmesin,hırsızdır,dolandır
Teknoloji çok gelişti ,kullanmayı bilen için her şey basit,şimdi internetten insanlara haber sunuyorlar ,dünya küçük bu internet ülkesinde,
Her şekle girer baban sandığın insanla konuştuğunu sandığında karşındaki bir poğramdır ses baba ama gerisi o değil.
İnsan soruyor düşünüyor,kim haklı kim haksız!
Ekmeği kapan mı aç kalan mı ,yoksa bir kutuda ölen mi,yoksa bir karanlık köşede seni oynatan zihniyet mi.
Geçenlerde bir tv de bir ülkede sömürge ülkesi,sömürülen insanların başkaların yardım diye gönderdiği elbiseleri pazarda satıp o elbiselerle hayatlarını devam eden bir bardak yağ bile evlerine girmezken ,gece gündüz bu ülkeler için çalışan derisi kara insanlar bir yükü taşımak için sabah yola bisikletle çıkıp akşamda o koca yükü geri taşıdığını gördük,
burada savaş yok ,olsa o sömürenler onları cezalandırıyor,onlar tiryonları kazanırken onlar boğazlarına unu buladıkları su ile karın doyuruyor,ekmek 2 dolar ve sizce aylık kazanç nedir orda tahmin edin,100 doları geçmiyor..
Bu insanlık her şeyi elde etme peşinde,
Kolayı istiyor,canı yanmasın ,yanındaki kötülük bin yaşasın,bir şeylerin idolü var kafada,
unutuyorlar ki hiçbir hiçbir insan kalıcı değildir,dinler haricinde geride pek bir şey kalmıyor,dinlerinde çoğu zamanla insanların kendi istekleriyle doldurdular.Çocuğumuza gelecek bırakmak için çalışıyoruz güya,savaşırsan çalışmazsan ,hazıra konarsan ne elde edeceksin ki ..
Bir insana doğruyu göstermek için ona yanlış bu doğru bu dersin,ama senin doğrun başkası için yanlıştır,yanlışın da doğrudur .
Paylaşımcı olan ülkelerin insanları mutlu mesuttur,reppp bana hep bana diyenler se mutsuzdur.
Biz ahirete inanan insanız,
her insan ektiğini hem dünyada hem ahirette biçecek,unutmayın bazan cennet gibi görünen şeylerin sizin cehneminiz olabilir.Dilinize hakim olun, her gördüğünüz her duyduğunuza değil ,unutmayın ki,yangın varsa ya dumanını görürsünüz yada ateşini.
3 günlük sandığımız dünyanın da çok kısa olduğunu unutmayın,herkesi yaradan dan ötürü sevin,düşenin halinden memnun olmayın,o onun imtihanıdır,sizinde onun elinden tutmamanız imtihanızdır,bana ne demeyin,bir gün o bana ne sizi yakabilir,sıkıntı ve mihnet içinde olanları üzmeyin onun çektiğini bilemezsiniz,hor görmeyin,yiğitseniz,doğru iseniz,yardım edin paylaşın,sitem etmeyin,arkadan konuşmayın ,yorum yapacağım diye kul hakkına girmeyin,sen güzelsin diye ben çirkinim diye beni ezme! beni Yaradan seni imtihan ediyordur.Ben çok bilgili bir insan değilim ,nede öyle hayatı yaşayan,yada çoook arkadaşı olan,sesiz sedasız kendi düyasında yaşayan ama gözleri ile gördüğü kulaklarıyla duyduklarından yorulan yorgun bir bedeviyim . Her taraf çöl ,susuz insansız tabiatsız,nankör bir dünyayı geçmeye çalışan
ama ona rağmen şu bahçenin kedileri ile dertlenen onları pıştlayan kavgalarını ayırmaya çalışan ,unutmayın bir gün sizde unutulacaksınız,okadar çalıştığınız alın terlerinizi sizin yerinize başkaları harcayacak ve benim diyecek,bir gün havamız sönecek 3 ,4 metrelik bezlen ,hatırlanmayacak ve arkamız dan dua bile etmeyecekler,
çünkü ölen ölmüştür önümüze bakalım diyecekler,ne ekersiniz dostlar onu biçeceğiz.
Yüzünüzden tebessüm eksilmesin ki karşınızdaki ne vereceğiniz tek şey belkide o dur. Yanlız Bedevi
Niye kendimizle barışık değiliz .
Bir insan kendini neden sevmez diye düşündüm , düşünmeme sebepte bağımlı insanların hal ve hareketlerinin nedeni bu olsa gerek . Bu insanlar hayatı kendi gözlerinde farklı görürler , hayatın bir yerinde şiddet görmüş ve bu şiddet artınca araya da ilgisizlik ve cahillik girince bu hal o acı gerçekleri kendince unutacağı ilgi alanlarına yönelmesine neden olmakta . İçki , uyuşturucu ve berbat bir hayat. Kısa yoldan zengin olma ve kendini göstermek için yapılan harcamalar hep boşa gidiyor . İnsan öyle bir varlık ki zorda olunca sıkıntısını derdini , hüznünü ,neşesini paylaşmak ister ama ya bir dini inancı olmalı yada çok sağlam dostları olmalı . Malesef böyle hayatı seçenleri çevresi böyle dostluklara yer vermez , hepsi çıkar menfaat peşindedir . Dini inanca bağlanmalı ve Rabbin"den yardım beklemeli . Bizlere de düşen bu insanlara gerçek yardım etmeli , onların elinden tutmalı , dışlamamlı .
İnsanlar karşısında ki sorunu nasıl çözecegini bilemediğinden yardıma dahi korkuyor . İnsanlar sorunlu insanlardan yada muhtaç insanlara yardımdan kaçınıyor . Bana ne diyor . Halbuki o bana ne bir gün ona silah gibi geri tepecektir . Sorunlu insan bir gün onu canını acıtacaktır .Karşımızdakine merhamet etmediğimizden , bize de merhamet edilmeyecek , gün geldiğinde . Karşımızd ki insanlara ve kendimize doğru olacakken , kendi doğrularımızı menfatlerimizle değiştiriyoruz ve bu bu bizim doğrumuz oluyor .
Sizin ne düşündüğünüz daha önemli çünkü karşınızdaki de kim oluyor ki . Kibir ve gurur , kendimizi üstün görmemiz yanlış yolun en büyük düşmanı . Halbuki saygı ve sevgi ön planda olacakken , kendinden önce sırf Yaradandan ötürü karşımızdakini düşünecekken , o üstün ''ben , ben '' çıkar karşımıza koca bencillik .
Adamlar ölsün , bana ne , çalışsın, bana ne bende çalışıyorum, bana ne , biz eşşekmiyiz, hadi canım, benden ne eksiği var ,,,Acıma ve merhamet duygumuzu egomuz sayesinde sıfırlıyoruz ..

kapak
İnsanlar karşısında ki sorunu nasıl çözecegini bilemediğinden yardıma dahi korkuyor . İnsanlar sorunlu insanlardan yada muhtaç insanlara yardımdan kaçınıyor . Bana ne diyor . Halbuki o bana ne bir gün ona silah gibi geri tepecektir . Sorunlu insan bir gün onu canını acıtacaktır .Karşımızdakine merhamet etmediğimizden , bize de merhamet edilmeyecek , gün geldiğinde . Karşımızd ki insanlara ve kendimize doğru olacakken , kendi doğrularımızı menfatlerimizle değiştiriyoruz ve bu bu bizim doğrumuz oluyor .
Sizin ne düşündüğünüz daha önemli çünkü karşınızdaki de kim oluyor ki . Kibir ve gurur , kendimizi üstün görmemiz yanlış yolun en büyük düşmanı . Halbuki saygı ve sevgi ön planda olacakken , kendinden önce sırf Yaradandan ötürü karşımızdakini düşünecekken , o üstün ''ben , ben '' çıkar karşımıza koca bencillik .
Adamlar ölsün , bana ne , çalışsın, bana ne bende çalışıyorum, bana ne , biz eşşekmiyiz, hadi canım, benden ne eksiği var ,,,Acıma ve merhamet duygumuzu egomuz sayesinde sıfırlıyoruz ..

Şekilci insanlar yürür dünyada
Şekilci bir dünyada yaşıyoruz. Kendi şekline uymayanları etrafımızda istemiyoruz yada yok sayıyoruz . Uydurabilsek kendi şeklimize sokacagız .Her kişinin kendi aile ve dünya görüşü vardır , bunun yanında toplumun ona kattığı yargılar ve öğretiler de vardır .
Araştırmayı sevmeyen bir toplum olduk , biri bir şey söyler onun peşine kırk kişi düşer . Araştırmayı sevmediğimiz gibi , o yargı kendi yargısı gibi de savunur . Karşımızdakini de öyle eleştiririz . Hakkı varmıdır ? karşısındakini yargılamaya . Düz değilsin düz ol . Düz senin için nasıl bir düz dür , belki o çembere düüz diyor ama senin düz dediğin onun için de çemberdir . Farklı görüş farklı inanış var diye adamı sevmeyecekmiyiz .
Kendi düşünceni bile bile senin yanında seni rencide etmeyi de başarı zanneddiyor .Zannetmesi kendisi açısından onu mutlu etsede sizi üzebilir . Ya sabır çekip her zaman ki gibi Polyannacılık yapamayı bilecek . Siyahında bir renk olduğunu her yerde var olduğunu kabul edeceksiniz .Tüm renkler gibi...İnsanı insan olarak önce sevmeyi bilecek onu Yaradan dan dolayı da sevmeyi bileceksin .Çünkü hesap günün sahibi o .
Araştırmayı sevmeyen bir toplum olduk , biri bir şey söyler onun peşine kırk kişi düşer . Araştırmayı sevmediğimiz gibi , o yargı kendi yargısı gibi de savunur . Karşımızdakini de öyle eleştiririz . Hakkı varmıdır ? karşısındakini yargılamaya . Düz değilsin düz ol . Düz senin için nasıl bir düz dür , belki o çembere düüz diyor ama senin düz dediğin onun için de çemberdir . Farklı görüş farklı inanış var diye adamı sevmeyecekmiyiz .
Kendi düşünceni bile bile senin yanında seni rencide etmeyi de başarı zanneddiyor .Zannetmesi kendisi açısından onu mutlu etsede sizi üzebilir . Ya sabır çekip her zaman ki gibi Polyannacılık yapamayı bilecek . Siyahında bir renk olduğunu her yerde var olduğunu kabul edeceksiniz .Tüm renkler gibi...İnsanı insan olarak önce sevmeyi bilecek onu Yaradan dan dolayı da sevmeyi bileceksin .Çünkü hesap günün sahibi o .
22 Ocak 2017 Pazar
Hayal Gücümüzü Ne Kadar Zorlayabiliriz
İnsan ve beyninin ne kadarını kullandıklarını bilemem ama ben çok azını kullandığımın farkındayım. Kullandığımızı da unutuyoruz . Kendimle yalnız kaldığımda bunu daha iyi fark ediyorum . Etrafımda nesneler ve canlı kesimi ister istemez buna neden ve sebep oluyor . Bizim kendi dünyamız ve ikinci dünyamızın kopukluğu yüzünden beynimizi gerektiği kadar öğrenemiyoruz. Bütün insanların zekası farklı ama eşit çalışır . Zekamızın daha doğrusu beynimiz ya da ruhumuzun düşünme kapasiteni yazarak zorlamak istiyorum .
Beyin gücü ile yapılan mekanik bir işlev henüz keşfedilemedi . Amma ruhumuzla ilgili çok şeyler var ...Kemale erenler kervanı ile yolu tarif etmeye çalışırken , önce okumanızı tavsiye ediyorum .
Dünyada olanların hepsi maddi içerikli ve paranız olmadan hiçbir iş ve yere gidemezsiniz . Ne kadar deseler ki yürüyerek yada çalışarak densede bu da maddi bir işlemin sonucunda olan parasal bir karşıttır .
İlk hayal kurmaya başlayanlarla başlayalım mı , çünkü onların hayali birer metne inince bu zamanın yazı yazarlarının bir çok hayalinin gerçeğe çıkmasına ışık tutacak bilim insanları ve mucitleri var .
Bazı insanlar hayal eder ve bazıları da hayalleri gerçek yapmak için çok uğraşırlar . Bu gün çocukların seyir ettiği bir çizgi filim de bayağı bir güldüm . Nedeni ise çocuklar çizGİ filimle dalga geçiyorlar . Çizgi filim de çocuk karakterler ne hayal ederseler hemen onu yapıp eğleniyorlar , işin komik kısmı yapmaları etmeleri değil yapanlar çocuk ve yaptıkları şeyler çok pahalı icatlar . O kadar ki hayali de olsa bu kadar icat yapıp para vermediğinizi düşünün , her şey ne kadar kolay olur du değilmi . Hayal edelim mi şimdi , ne edelim peki , hiç kurulmayan bir hayal olsun ama ne , Hayal edilecek bir şeyler kaldı mı , canavarsız , savaşsız ,aç olmadan , felaket olmadan , aşk olmadan, ailevi veyahut piskolojik sorun olmadan yada dünyanın sonu olmadan bir hayal .
Dünya dışımı onu da kurmuşlar ne kalır sizce geriye . Evren mi , aslında her insan bir evren de farkında değilizdir çoğu kez .
Evet şimdi kim bilir neredesiniz , düşünsenize okurken hepiniz buraya ışınlanıyor yeni bir şeye ortak oluyorsunuz. Burda olmanızın nedeni merak mı yok sa yeni bir şeyler öğrenmek mi . Yeni ilginç olabilir , Şimdi burası karanlık ve orası aydınlık , siyahla beyaz gibi gece gündüz . Aramıza bir rüya boyutu girecek az sonra siz gezerken biz rüya boyutuna geçeceğiz ve çoğumuz da hatırlamadan geriye geleceğiz . Dünya dönerken bizler yeninin peşindeyiz ama zaman bizim aleyhimize işlerken bakıyoruz ki , beden yaşlanıyor yani çürüyoruz değil mi . Ölümse hızlanmış şeklimiz . Peki şöyle düşünsek bedenimizden sıkılan ruhumuz bizim beden denen tenimizden kurtulmak için mi yapıyor. Çünkü bedenimiz olmazsa ne acıkacak ne de üşüyecek . Aslında her şeyimiz proglanmış ve bizler kendimizi keşfetmeyi bile hala başaramadık . Başarsa bir gribe bile yenik düşmezdik .
Evet ben şimdi hayal kurmayı başaramadım hala neden mi , ilham gelmedi , niyemi çünkü ciddi şeyler yazınca hepsi gidiyor . Çocukken bunu yapmak kolay çünkü beyin taptaze ve bilgi az . Şimdi kanal kanal gezmek internette sörf yapmakla bakıyorum ki hayaller kurmayı bırakıp başkalarının hayalleri ve sözleri ile meşgul olmaktan bu hayal alemine dönemiyorum .
Belkide sorumluluk duygusu artınca her iş ciddiye biniyor .Bir çoğumuzz beynimizi kullanmıyoruz bile nasılmı emir komuta edilmekten ne beyin ne de hayal kurabiliyoruz . Kaçımız ormanda yaşamak ister yada uzayda yada denizin ortasında ne bileyim her şeyi bırakıp sıfırdan bir şeyleri inşa etmeyi kaçımız ister . Oğlumu dediği gibi para para denen etken olmadan herşeyimiz hiçlikle uzanıp gidiyor .
Bir mühendis yada mimar yada mucit değilseniz çoğu şeyleri yapamazsınız . Yapmak için birilerine ihtiyaç duyacaksınız . Evet yazarların böyle bir sorunu yoktur işte onlar inşa ederler , yazarlar yazarlar ve sizde o hayal aleminde beyninizde o mühendislerin bile göremediği alemleri görebilirsiniz . Neyse ben şimdi gidip uyuyacağım ve yarın eğer ki bir rüya görebilirsem burada yazmayı düşünüyorum . Gündüz vakti bu soğukta , dışarı markete okula ve işetesiniz size kolay gelsin ben gibilerede rüyada görüşürüz diyorum , İyi kalın beyninizi fazla yakmayın bu internet aleminde en fazla sosyal paylaşımlarda zaman harcamayın , hayallerinizi nasıl gerçekleştirebilirsiniz onu araştırın . Peki hayaliniz var mı ....
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


