çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2016 Perşembe

Bu gün dağlarda kar var

Bazen sabah olmasın dediniz mi sabah , hele hava buz gibiyse .Çocukluğumdan beri bu çocukların sabahın köründen kaldırıp okula yollamalarına kızıyorum . Çocukları okula yollamak ne kadar zor . Bir de her gün olunca , anneler için mi zor yoksa onları sıcak yataklarından kaldırmaya zorlandığımız çocuklar için mi zor .
 Hayata ne kadar erken başlarsak iyimi acaba . Çocuklar tatile girdimi , anneler uyumak ister ama o zamanda o uyanmak istemeyen çocuklar sabahın köründe ayağa dikilir . Anneler evde oturuyor ya ,onlar bireyleri yetiştiriyor ve asla ne tatil ne emeklilik nede istirahat var onlara . Kadının yükü ağır ama ona yapılan muamele daha ağır . Kadın eşinden dolayı sigortalı oluyor ama ayrılınca eşinden dımdızlak ortada kalıyor ve hiç bir güvence kalmıyor. Kadının her türlü sigortalı olması gerekmez mi,
medeniyet diyorlar ama hala toplumun temel taşı anneye ve eşe hala gerekli olan güvence sembolik .
Devletimiz çok büyük umarım benim bu düşümcem hayata geçer ..Kadınlar eşlerinden ayrılsalar da annelik işi bitmiyor .
  Sabah sabah ,dağlara tepelere bakıyorum , ne kadar güzelmiş , mis gibi hava ve burnum buz gibi .Dağların eteklerine kadar kar serpilmiş . Aralık ayı kendini iyi göstermiş . Yılın son kapısı ve soğu ile kendini uğurlayacağa benziyor . Evet zil seside çalıyor , evet çocuklar bismillah dersede başladı .
EE bizde mi başlasak , Gözüm hala karlı tepelerde , ah anneciğim , insan anne olunca annenin değerini ve zahmetini biliyor .
   O uzun gecelerde kulağıma üfleyip kulak ağrılarım da beni yalnız bırakmayan , çare bulmak için hırpalanan annem .  Evini sıcak temiz ve aşını her gün tastamam yapan annem , eve gelenenler hiç sormaz , o kadar dağıtılıp dökülen ve pisletilen şeyler nasıl her gün düzenli olur. Bir gün oğlum bana anne ya senin işin bu ya. Sen işini yap , bilgisayar senin neyine . Bana mutfağı gösterdi ya. Canım sıkılmadı değil ha.
  Aslın bende üniversite bitirmiş ve bir o kadar da çalışmış bir insanım ama iş işe gelince ne diploma ne  o çalışmmışlığım yok ortada . Çünkü baba evinde çalıştığımda sigorta köyde ne arasın , sen çalış çabala . Sabahın köründe kalk hayvanlarla uğraş , süt sat ,ezan verince eve gel . Ve o gün akşamda en son yat . Okul bitse ne olur ,iş olmayınca hadi evlendik orda da çocuk ve ortak çalışmada yine sigorta yok , çünkü sen ödüyorsun ya . Ne kazanacan nereye verecen , eşin sigortalı ya !!!! Sana gerek kalmıyor.

Enteresan olan hayatta hiç bir güvencemin olmaması . Devletin kapısını aşındırsan ne olacak , İnsanlar çift üniversite bitirmiş , Biz hayatı bitirsek ne olacak. Ey karlı dağlar ne kadar ağır geldiniz sabah sabah .
Şu sigorta işine de aklım ermiyor . Ya yıllarca ödüyorsun sağlık için sonrada emekli parası oluyor . Hayatımızı da sigortalasa ya. Borca harca , ekmeğe yemeğe,eve . İnsanlar bu kadar sıkıntıya düşmese .
İşsizlik çok zor , iş olsada sabahın köründe gidilseya . Ay sonu çabuk geliyor iş olmayınca . Bu zaman çok zor eskilere nazaran . Eskiden bu kadar kolay ulaşım bu kadar çok iş çeşidi ve çalışma alanı yoktu. Şimdi kışın kör soğunda bile çalışmasak , Yaz ayında kışlığını hazırlamayan Ağustos böceği gibi dımdızlak kala kalıyorsun .
Şu soğuk mu insanları geri tutacak tipimi . Evet kara boğaz olduğu sürece kalkılacak ve bu devran böyle sürüp gidecek. Bazen şu dağlara imreniyorum , hep ayakta ve dimdikler, Hayata hep yepyeni kışlar ve baharlar geçirerek duruyor. Kısacık ömrümüzde biz az sayıda ki kış baharı geçirmekte zorlanıyoruz .

18 Ekim 2016 Salı

Göz görmeyince gönül katlanırmı

Gece insanların dinlenip , uyuyup , sabaha dinç kalkması içindir elbet . Lakin beyniniz dolu olunca pek uyumak mümkün olmuyor . Bu gün hava soğuktu üşüdüm , ama gezerken ve etrafı kolaçan ederken , insanlara bakındım , sanki defileye çıkmış gibiydiler . Ama bu sadece bize has değil ki , dünyanın her şehri bu şekle büründü . Doğallık yok etrafta . Konuşmalarımız bile kırılacak cinse döndü .
Gözümüz görmesede mesafelerin kısaltmasını teknolojiye borçluyuz . İnsanlara bakıyorumda sohbet denen şeyde kalmadı . Sohbet parmak tuşlarına düşmüş , gözler ekranda . Yürüyen ruhlara döndük . Mevla ne için bu bedeni verdi ki , hissetsin ,dokunsun , yaşatsın diye vermiş ama görüyorum ki , gittikçe her şey sanala doğru gidiyor .
    Evden çıkmak ,gezmek , dolaşmak malesef , parayla , Gözünüzün gördüğü bir çok şeye öylece bakıp gidiyoruz . Elinizdekiyle yetinmek zorundasınız .Teknolojinin ve sanayileşmenin kötü yanı çok şeyin olması . Sanki bu her şey ihtiyaç oluveriyor . Kullan at , kullan at .Hiç bir şey yetmiyor , ne maddi ne manevi ne de sanal .
 Kış beni zorluyor bu grip illeti , sinürzitle birleşince aile boyu beni etkiliyor . İyleştiren bir ilaç olmaz mı daaaa . Peçetesiz gezemiyorum . Laz oluşum beni kurtarıyor bu durumdan dayanıklıyuz da .
   Okulun ikinci ayına girdik sorunlar çoğalıyor , bir anne olarak bu eğitim sistemi beni boğuyor .Küçük oğlumun öğretmeni yok bir haftadır ve öğretmenimizin bu dönem çok sıkıntısı var , okulda yedek öğretmen yok , hademe yok , bekçi yok .öğretmen yok . Büyük oğlumsa kısa süre öncesine kadar yanlış yönlendirmeden dolayı hazır açık lise okuyacaktı , şimdi ise normal bir okula başladık ama görüyorum ki , oğlum memnun değil ,çünkü bu okulda da ya çocuklar fazla sorunlu yada öğretmenlerimiz yeni  yetme çocukları toparlayıp dersleri anlayacakları şekilde anlatmıyorlar . 9 sınıftan sonra ki çocuklar ve en düşük puanlı okullardan . Ben kızıyorum bu puanlama işine , benim evime yakın olacak okul , çocuk yolda harcamayacak gününü . Bu okullara atanan öğretmenlerinden puanlama sistemimi var acaba . BU çok haksız bence , esas bu okullara çok iyi öğretmenlerin atanması gerek . İyi bir öğretmen çocuğa öğrenme aşkını öğretir . Bu çocuklara hiç bir fırsat verilmiyor .
  Aileler  ,  neden iyi okul ,arasın ki , evladının geleceğini düşünsün . Başkalarına rant çıkarıyorlar .
Neyse bakalım neler olacak , çocukar okuldan memnun değiller , bu durum ister istemez benimde canımı sıkıyor . Hayat zaten zor ve onların geleceğini etkilemesi , ister istemez beni üzüyor .
Neyse bu gün arkadaşım , komşumla gezdim ya farkettik ki biz kaldığımız bu güzelim şehri hiç tanımıyoruz . Aslın da çoğumuzun da bilmediğinden eminim . Belki yeni aldığımız kararla oraları gezersek ,, Yazacak yeni şeyler bulurum . Ey gece savaşta olanlara rahatlık ver , ey gece hastalara Allah şifa versin Şafi olan ismiyle , ey gece sıkıntıda ve darlıkta olan rahatlık , fakirlere sıcak ve rahat bir yuva aş ...........ey gece gözümüz görmese katlanırmı sıkıntılara ..........


26 Ağustos 2016 Cuma

Tarih tekerrürden ibarettir okulları içi boş dört derslik duvar

      Yaşamın kıyı köşeleri , tıpkı yelkenli gibi dalganın vurduğu tarafa doğru atıp duruyor bizleri . Hayatımızda ki ve çevremizde ki insanlar da kendi dalgalarıyla bize fırtına estirmeye çalışıyorlar .
Kendi ülkemiz dışındaki yaşamlar nasıl etkiliyorsa bizi , dünyada öyle etkiliyor .

Savaşlar ve ölümler birileri için kazanımsa da , orada yaşayanları vurup savuruyor . İnsanlık öldü desem,  biz neciyiz ,, Kötülerde , iyilerde bu dünyada sınavını verecek , sonuç , her insan verilen zamanı bitirip öte tarafa gidecek . Savaş şimdilerde dilimizde , dünya kurulalı beri bu savaş hep oldu olacak . Birilerinin menfati diğerinin acısı oluyor.
Gözümüzün gördüğü şeyler yüreğimizi yakıyor , acımakla , üzülmekle de bu işler bitmiyor .Şöyle bakıyorum da ne kadar fırtına olsada , etrafta olmayan yerlerde hiç bu fırtınanın zararını bile görmek istemiyor insanlar . Hayat devam ediyor , bir maaş geçim derdi var ya . Dünya yıkılsa her şey kopsada  bu kara boğaza düzenli bir iş gerekiyor . İnşallah devletimize bir zeval keder ilişmez , birlik ve beraberlik içinde yaşarız .
 Köylüyü beğenmeyenlere sesleniyorum ,kalem tutmakla karın doymuyor , eğer o nasırlı eller olmazssa , o kalem tutanlarda bir gün orak tutacak . Çünkü köylüde çocuğunun iyi yetişmesini istiyor, tarım biterse , işçi kalmazsa , Masa başı karın doyurmayacak .. İnşallah devlet tarıma adam gibi el atar . Köylü biterse , devlette biter . Çünkü Köylü devletin temel taşıdır .
Bu aralar yanışları yaşıyorum , Etrafta okul var ve ben çocukları uzak yerlere vermem gerekiyor .Sebep ne çünkü oraya gelen çocuklar sınavlara iyi hazırlık yaptılar . Onlar çok mu zeki sizce , Şehir dışındaki çocuk gelecek o kadar yolu birde vuracak , ne kadar masraf , yarabbim , çocukları at gibi koşturmaktan daha hayata başlamadan hayattan bıktırmaya ne hakları var . Ömürleri servisle geçiyor , bisiklete binip yada yürüyerek okula gitmediği için obez çocuklar çoğaldı.  Adam gibi şehirleşme planı yapılmıyor , Çocuklara okula yakın yerlerde oturmalı , anne babalar servis parası ödeyebilmek için nelerden kısıtlıyorlar . Birde KÖylüler oKutmuyor çocuklarını diye söyleniyor . Halbuki köyde yetişen çocuk kendine yeten bir çocuktur . Sadece derslerine çalışmaları için okuldan çıkmadan önce bir saat sırf evde çalışılacak zamanı sorumlu bir öğretmenin sayesinde , geçirilirse , o çocuklarda iyi okullara gidebilecektir . Evde anne baba ,yokken o çocukların da çalıştığını var sayarsak ki nasıl ders çalışmasını bekliyoruz . Hele tv ve bilgisayar tabletlerde boş vakitlerin hırsızı olduğunu düşünürsek , kötü okulun olmadığını görecektik .
Milli eğitim bakanlığı bu teog işini kaldırsın ya , çocuklar lise girdikleri vakit zaten olgunlaşmaya başlayıp , ilerisi için ne yapacağına karar veriyor . Zoraki bir okula gidiyor ve hayatını o yönde devam ediyor , neden çocukların geleceğini çalıyorlar . Y a devletin kaybetti milyonlarca varil petrolün servislere gittiğini hesap etmiyor . Birde servislerin çoğu makbuz karşılığında taşımıyor , çocukları . Annelerin en büyük kabusu çocuğu uzak bir yerde okutmak .
BU da bir savaş kadar zarar veriyor devlete .Etten püften şeyler ailenin kamburu olup çıkıyor .Çocuk okutmak en pahalı iş bence . Bunu farkeden dershaneler işi ticarete niye döktü ki . Bu devletin ayıbımı bilmem ama , anneler ve babalar hele ki devlette işi olmayıp kazancını kendi kazanmaya çalışan , bu insanları bu kadar zora sokmaya kimin hakkı var . Umarım bu yanlışlardan dönülür ,çocuklarımıza sosyal bir aktiviteye sokamıyoruz , devlet , her okula her aktiviteye yerleştirse ve bunu zorunlu yapsa okula çocuğu yollamanın bir anlamı olacak .Dört beş derslik koyup , saçma sapan küçücük bahçesi ile okul demek , çocuklara hakarettir . Her çocuk zekidir , sadece iman meselesi hepsi bu . İnsanlar çocuk yapın demekle olmuyor , o çocukları yetiştirecek okulların olması gerekiyor . Anne baba çocuğu için korkmadan yaşaması gerekiyor . Çocuklar gerçek bir okulda yaşarsa , o ülkeye bir şey olmaz . Bizim okular sadece alfabeyi ve sayı saymayı öğretiyor . Çocukların ideali yok , ne olmak istiyorsun diyorsun dediğin de bön bön bakıyor . rUHSUZ VE MARKALI YETİŞEN ÇOCUKLAR yETİŞİYOR...
Eğer çocuklar iyi yetişmezsse birilerinin elinde oyuncak olur ve bu zamanları görür oluruz . Çocuklarımızı adam gibi gerektiği gibi yetiştirmek gerekiyor .  Okulun okul olması gerekiyor ,dersleri yaşamaları gerekiyor, yazın bile sosyal aktiviteleri olup çocuğu okuldan ayırmadan tatilin geçirmeli. Spor aktivitilerinden tiyatrosundan el becerisinden , tarıma kadar her branşı bulundurması gerekiyor .