26 Ağustos 2016 Cuma

Tarih tekerrürden ibarettir okulları içi boş dört derslik duvar

      Yaşamın kıyı köşeleri , tıpkı yelkenli gibi dalganın vurduğu tarafa doğru atıp duruyor bizleri . Hayatımızda ki ve çevremizde ki insanlar da kendi dalgalarıyla bize fırtına estirmeye çalışıyorlar .
Kendi ülkemiz dışındaki yaşamlar nasıl etkiliyorsa bizi , dünyada öyle etkiliyor .

Savaşlar ve ölümler birileri için kazanımsa da , orada yaşayanları vurup savuruyor . İnsanlık öldü desem,  biz neciyiz ,, Kötülerde , iyilerde bu dünyada sınavını verecek , sonuç , her insan verilen zamanı bitirip öte tarafa gidecek . Savaş şimdilerde dilimizde , dünya kurulalı beri bu savaş hep oldu olacak . Birilerinin menfati diğerinin acısı oluyor.
Gözümüzün gördüğü şeyler yüreğimizi yakıyor , acımakla , üzülmekle de bu işler bitmiyor .Şöyle bakıyorum da ne kadar fırtına olsada , etrafta olmayan yerlerde hiç bu fırtınanın zararını bile görmek istemiyor insanlar . Hayat devam ediyor , bir maaş geçim derdi var ya . Dünya yıkılsa her şey kopsada  bu kara boğaza düzenli bir iş gerekiyor . İnşallah devletimize bir zeval keder ilişmez , birlik ve beraberlik içinde yaşarız .
 Köylüyü beğenmeyenlere sesleniyorum ,kalem tutmakla karın doymuyor , eğer o nasırlı eller olmazssa , o kalem tutanlarda bir gün orak tutacak . Çünkü köylüde çocuğunun iyi yetişmesini istiyor, tarım biterse , işçi kalmazsa , Masa başı karın doyurmayacak .. İnşallah devlet tarıma adam gibi el atar . Köylü biterse , devlette biter . Çünkü Köylü devletin temel taşıdır .
Bu aralar yanışları yaşıyorum , Etrafta okul var ve ben çocukları uzak yerlere vermem gerekiyor .Sebep ne çünkü oraya gelen çocuklar sınavlara iyi hazırlık yaptılar . Onlar çok mu zeki sizce , Şehir dışındaki çocuk gelecek o kadar yolu birde vuracak , ne kadar masraf , yarabbim , çocukları at gibi koşturmaktan daha hayata başlamadan hayattan bıktırmaya ne hakları var . Ömürleri servisle geçiyor , bisiklete binip yada yürüyerek okula gitmediği için obez çocuklar çoğaldı.  Adam gibi şehirleşme planı yapılmıyor , Çocuklara okula yakın yerlerde oturmalı , anne babalar servis parası ödeyebilmek için nelerden kısıtlıyorlar . Birde KÖylüler oKutmuyor çocuklarını diye söyleniyor . Halbuki köyde yetişen çocuk kendine yeten bir çocuktur . Sadece derslerine çalışmaları için okuldan çıkmadan önce bir saat sırf evde çalışılacak zamanı sorumlu bir öğretmenin sayesinde , geçirilirse , o çocuklarda iyi okullara gidebilecektir . Evde anne baba ,yokken o çocukların da çalıştığını var sayarsak ki nasıl ders çalışmasını bekliyoruz . Hele tv ve bilgisayar tabletlerde boş vakitlerin hırsızı olduğunu düşünürsek , kötü okulun olmadığını görecektik .
Milli eğitim bakanlığı bu teog işini kaldırsın ya , çocuklar lise girdikleri vakit zaten olgunlaşmaya başlayıp , ilerisi için ne yapacağına karar veriyor . Zoraki bir okula gidiyor ve hayatını o yönde devam ediyor , neden çocukların geleceğini çalıyorlar . Y a devletin kaybetti milyonlarca varil petrolün servislere gittiğini hesap etmiyor . Birde servislerin çoğu makbuz karşılığında taşımıyor , çocukları . Annelerin en büyük kabusu çocuğu uzak bir yerde okutmak .
BU da bir savaş kadar zarar veriyor devlete .Etten püften şeyler ailenin kamburu olup çıkıyor .Çocuk okutmak en pahalı iş bence . Bunu farkeden dershaneler işi ticarete niye döktü ki . Bu devletin ayıbımı bilmem ama , anneler ve babalar hele ki devlette işi olmayıp kazancını kendi kazanmaya çalışan , bu insanları bu kadar zora sokmaya kimin hakkı var . Umarım bu yanlışlardan dönülür ,çocuklarımıza sosyal bir aktiviteye sokamıyoruz , devlet , her okula her aktiviteye yerleştirse ve bunu zorunlu yapsa okula çocuğu yollamanın bir anlamı olacak .Dört beş derslik koyup , saçma sapan küçücük bahçesi ile okul demek , çocuklara hakarettir . Her çocuk zekidir , sadece iman meselesi hepsi bu . İnsanlar çocuk yapın demekle olmuyor , o çocukları yetiştirecek okulların olması gerekiyor . Anne baba çocuğu için korkmadan yaşaması gerekiyor . Çocuklar gerçek bir okulda yaşarsa , o ülkeye bir şey olmaz . Bizim okular sadece alfabeyi ve sayı saymayı öğretiyor . Çocukların ideali yok , ne olmak istiyorsun diyorsun dediğin de bön bön bakıyor . rUHSUZ VE MARKALI YETİŞEN ÇOCUKLAR yETİŞİYOR...
Eğer çocuklar iyi yetişmezsse birilerinin elinde oyuncak olur ve bu zamanları görür oluruz . Çocuklarımızı adam gibi gerektiği gibi yetiştirmek gerekiyor .  Okulun okul olması gerekiyor ,dersleri yaşamaları gerekiyor, yazın bile sosyal aktiviteleri olup çocuğu okuldan ayırmadan tatilin geçirmeli. Spor aktivitilerinden tiyatrosundan el becerisinden , tarıma kadar her branşı bulundurması gerekiyor .

23 Ağustos 2016 Salı

Domates düşmanı beyaz sinek

Bu sinekler aynı , gerçek hayattaki gizli düşmanlar ,siz o kadar emek harcarsınız , o sinekler gelir bahçenizi savaş alanına bırakıp gider ,elinizde kalan dımdızlak saplar ve kurumuş yapraklar.
Organik besleneceğim davasına bu sinek bahçemi yok ediyor . İnternette bulduğum doğal ilaçlarda ona fayda vermiyor . Amerikan sineği de deniliyor bu meret hayvana . ONların mahlukatının neresi fayda verecek ki bize fayda etsin . En son ev kadınını moduna girdim ve sizce ne sıktım onlara çamaşır suyu , o bile vız geldi onlara . yavrularını bırakıp bir virüs gibi yaprakların özsuyunu çekiyor . Salatalar ve domatesler en hasası , Allahtan biberler sağlam .



22 Ağustos 2016 Pazartesi

Ne demeli hayatımız gerçek, tatil bittimi..

İnsanlar beklentileri doğrultusunda yaşamaya gayret ediyor . Uzak bir  yolculuğa çıktım , yolculuk dediğin , keyifli olmalı bizimkisi , biraz çocuklarla olunca , yorucu,. Memleket havası alalım dedik te ,
anne olmayınca karşılayan , seni toz toprak bekler , yol yorgunluğuna , temizlik te eklenince , canım yeşillik ormanlık gözüne gözükmez . Etraftaki çam ağaç kokusu ve mis gibi bulut kokuları , evet bulut kokusu yazdım , bulut kapının önünden geçiyor, ee o kadar yüksek yaylalarda olacağı bu . İdealist biri olduğum için her geldiğimde burasının turist cenneti yapıp , kendi insanımın geri getirmek çok güzel olurdu . Elin adamlarına işkence misali iş yaptırıp paralarını alıyorlar . Gelsinler görsünler benim kapımın oradaki , iki karışlık kurbağamı , birde eşi var oda kocaman . Karşıda yayılan geyikle yavrusunu ,şansınız varsa yada illede ayı görecem derseniz gece bekleyip şansınıza meyve yemesini bekleyeceksiniz . Birde domuzlar var karşıya düşman , o ne çok sevdikleri bir kök var dağın yamacını delik deşik ettiler . Evet balkondan yeşili seyretmek güzel birde komşular ekleniyor, hoş geldine . Zamanla gece toplaşılıyor ve o enfes sohbetler ilginç hikayeler , gecenin uzayan saatlerinde çaya eşlik ediyor .
Uydum bozuldu iki hafta onla uğraştık , sonunda tüy dokunuşla olu verdi , sanki her şey sırayla, burada turşu patates ve peynirli ekmek yiyeceksiniz tereyağı ile enfes . Kiloda almazsınız merak etmeyin , gün içinde eriyip gider burada patikalar ve yokuşlar sizi zayıflatıyor .
SEksenine dayanmış insanlar arkalarında kocaman odun yükleriyle beni utandırıyor , ben olsam altında herhal de ezilirim . Ot biçme zamanı her yeri karış karış biçiyorlar tırpanla  kışa hazırlık. BU arada cenazeler gün aşırı geldi , yaşlılar terki diyar etmişler , düğünlerde bu yüzden erteleniverdi . Birinde ağlarken , diğerinde yeni hayat için gülünüyor .
Velhasıl burası yemyeşil cennet .Suyumuz yağmur suyu , direk musluktan akıyor onada saat takacaklar . Eve gelişte aynı depdebe ,aynı şeyler , komşularım hepsi yerli yerinde , yukarıdan aşağıya inince , sanki ışık daha parlak geliyor . Ne demeli inşallah seneye tekrarı nasip olur .Eklediğim fotoğraflar eski ama aynı , değişen sadece benim...